• ✓ Doğruluğu kontrol edilmiş makale
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Prof. Dr. Reha Yavuzer

Kim korkar selülitten? İşte selülit ile ilgili güncel tedavi yöntemleri

selulit

Portakal kabuğu görünümü artık eskisi kadar bizi korkutmuyor. Çünkü biliyoruz ki düzenli egzersiz yapıp, sağlıklı beslenirsek selüliti kendimizden uzak tutabiliriz. Tabii inatçı selülitler için tıp ve kozmetik dünyasının bize sunduğu kolaylıklar da var. Çeşit çeşit kremler ve her geçen yıl daha da fazla gelişen yöntemler inatçı selülitlerle savaşmamıza yardımcı oluyor. Medikal dünyadaki yenilikleri işin uzmanından öğrendik.

Kadınların yüzde 80-95’i hayatlarının herhangi bir aşamasında selülit görüntüsüne sahip oluyor. Erkekler daha şanslı, bu oran onlarda yüzde 10’lara düşüyor. Gelin, bu kadar yaygın görülen ve estetik kaygılar ile kadınların başının belası olan selülit hadisesini mercek altına alalım. Selülitle ilgili sorularımızı Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Prof. Dr. Reha Yavuzer yanıtladı.

SELÜLİTİ BASİTÇE NASIL TANIMLAYABİLİRİZ? *

Selülit, deri altı alanda birbirinden odacıklarla ayrılmış yağ toplanmalarının deri yüzeyinde düzensizlikler ile kendini göstermesi olarak tarif edilebilir. En sık kalça ile uyluk bölgesinde olan ve portakal kabuğu görüntüsü diye de adlandırılan selülit puberte sonrası kendisini gösteriyor. Hem erkeklerde hem de kadınlarda olabilmesine rağmen kadın tipi yağ ve bağ dokusu nedeniyle selülit kadınlarda daha sık görülüyor.

SELÜLİT NEDEN OLUŞUYOR? *

Selülitin tam nedeni bilinmemekle beraber sorumlu tutulan birtakım faktörler var.

Hormonal faktörler: Östrojen, insülin, noradrenalin, tiroit hormonları ve prolaktin selülit gelişiminde rol oynayan hormonlar.

Genetik: Bazı genetik özellikler selülit gelişimi için altyapı oluşturabiliyor. Bazı ırklar, kadın olmak, yavaş metabolizma özellikleri, yağ dağılımındaki değişkenlikler, dolaşım yetersizlikleri genetik olarak sorumlu tutulan faktörler. Bu nedenle de fazla kilosu olmayan bireylerde dahi selülit izlenebiliyor.

Diyet: Özellikle aşırı yağ ve karbonhidrat tüketimi selülit gelişimine neden oluyor. Tuzdan zengin beslenme alışkanlıkları da sorumlu faktörlerden.

Giyim stili: Sıkı iç çamaşırı kullanımı, özellikle lastik kısımlarının kalçanın ortasından geçtiği tipteki külotlar, bölgenin dolaşımına olumsuz etki gösteriyor ve selülit gelişiminde rol oynuyor.

Yaşam stili: Sigara içenlerde selülit daha fazla izleniyor. Egzersiz yapmayan bireylerde, uzun süreler boyunca ayakta veya oturarak hareketsiz çalışanlarda bu soruna daha sık rastlanılıyor.

SELÜLİT İLE İLGİLİ GÜNCEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR? *

Güzellik alanında sürekli yeni teknolojiler gelişiyor. Son dönemlerde dikkat çeken uygulamalardan biri Spherofill Cell. Bu teknoloji Türkiye’ye yeni geldi. Fibrotik selülitlere çözüm sağlamaya yardımcı oluyor. Günümüzde selülit tedavisinde kullanılan pek çok yöntem bulunuyor. Bunların çoğu cilt tonunu iyileştirmek, fazla yağı azaltmak veya mikro dolaşımı iyileştirmek için başarılı ancak tekrarlayan subkütanöz fibrozisin neden olduğu ‘çukurlar ve gamzeler’ üzerinde çok etkili değil. Bu yeni yöntem, bu alanda uzun vadeli bir selülit tedavisi sağlamayı hedefliyor. Tek seansta gerçekleşen bu tedavi, selülitin yaygınlığına bağlı olarak yaklaşık bir saatten daha kısa sürede tamamlanıyor. Minimal invaziv bir işlem ve genel anestezi gerektirmiyor. Cildin hemen altındaki bağ bantlarını tedavi etmek için iğne boyutunda radyofrekans desteği olan bir yöntem kullanılıyor. Etkinliği yüksek olan bu yöntemde tüm bunlara ek olarak, işlem biterken cilt altına bırakılan proteolitik solüsyonun içerdiği enzimler cilt altında biriken gereksiz dokunun çözülmesine yardımcı oluyor. Tedavi sonrası birkaç gün içinde olumlu sonuçlar görülebiliyor.

SELÜLİTİ ÖNLEMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? *

Selüliti önlemek için günlük yaşantımızda özen göstereceğimiz bazı unsurlar var. Bol su tüketmek, yağlı besinlerinden kaçınmak, alkol, sigara gibi tüketimini azaltmak, dar giysilerden mümkün olduğunca kaçınmak ve düzenli egzersiz yapmak.

SELÜLİTİN AŞAMALARI NELER? *

Selüliti klinik görüntüsüne göre üç alt grupta sınıflamak mümkün.

0 DERECE: Selülit yoktur.

1. DERECE: Dışarıdan gözle görülür bir bozukluk olmamasına rağmen, bölgenin mikroskopik incelemesinde yağ dokusunda değişiklikler görülüyor. Kişi ayaktayken veya yatarken yüzey düzensizliği gözükmüyor ama bölge iki parmak arasında sıkıştırıldığında kendini belli ediyor.

2. DERECE: Dışarıdan gözle görülmeye başlayan yüzeysel düzensizlikler sınırlı da olsa var. Kişi ayaktayken izlenebilen bu düzensizlikler yatar pozisyonda izlenmiyor. Bölge elle sıkıştırıldığında bu görüntü daha da artıyor. Cilt elastikiyetinde azalma, deri renginde soluklaşma ve deri sıcaklığında azalma ile kendini gösteriyor.

3. DERECE: Dışarıdan belirgin gözle görülür yüzey düzensizlikleri var. Portakal kabuğu görüntüsü denilen bu durum, kişi ayaktayken de yatarken de gözleniyor.

İLGİLİ İÇERİKLER

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here