Ana Sayfa Sağlık Kimyasal peeling mi? Fraksiyonel lazer mi?

Kimyasal peeling mi? Fraksiyonel lazer mi?

kasim-2012-secim-resim-1

Deri üstünde, farklı bölgelerde gelişen pigment bozuklukları cilt lekeleri olarak adlandırılıyor. Ortaya çıkışı, pigmentasyonun yaygınlığı, oluşma süresi ve derinliği farklı nedenlere bağlı olan lekelerin tedavi yöntemleri de bu kriterlere göre değişiyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Özboya, cilt lekelerinin tedavisinde ne zaman kimyasal peeling ne zaman fraksiyonel lazer tedavisi uygulanacağını formsanté okuyucuları için karşılaştırdı.

Kimyasal peeling mi?
Yüzeysel cilt soyma olarak da bilinen kimyasal peeling yönteminde meyve asitleri kullanılarak cilt lekeleri tedavi edilebiliyor. Bu yöntemde asidin derecesini artırıp azaltarak derin ya da yüzeysel soyma işlemleri yapılıyor. Yüzeysel soyma işleminden sonra cilt yeni bir doku oluşturuyor. Oluşan genç doku cildi gergin, daha az lekeli ve daha iyi bir görünüme sokuyor. Hastanın yaşı, cilt tipi ile vücudunda düzeltme ihtiyacı gördüğü bölgelere göre kimyasal maddenin konsantrasyonu, süresi ve seans sayısı ayarlanıyor. Kimyasal peeling uygulanan lekelerin başında melasma (gebelik maskesi) geliyor. Kadınların yüzde 30’unda görülen bu sorunun temelinde genetiğin, östrojen hormonunun veya güneşin rolü olabiliyor. Bu kadar çok hamilelik döneminde oluşuyor. Esmer tenli kadınlarda daha sık görülüyor ve elmacık kemiği, alın, burun üstü ile dudak üstü bölgelerinde gelişiyor. Bu lekenin derinliği, oluşum süresi ve büyüklüğü tedavinin başarısını belirliyor. Lentigo (güneş lekeleri) olarak adlandırılan yüzeysel lekeler ise genellikle orta yaş üstü kişilerde melanositlerin artmasıyla oluşuyor. Koyu ya da açık kahverengi olup, düzensiz sınırlar gösteriyor. Bu tip lekelerde kimyasal peeling yarar sağlıyor. Çiller de güneşe maruz kalındığında ufak lekeler olarak ortaya çıkıyor. Kimyasal peeling’ler başarılı sonuçlar verse de güneşin etkisiyle tekrarlayabiliyor.

kasim-2012-secim-resim-2Fraksiyonel lazer mi?
Cilt lekelerinin tedavisinde fraksiyonel lazerden de yararlanılıyor. Bu yöntemin en önemli özelliği; cildin üst yüzeyine hasar vermeden, tedaviyi cilt altında gerçekleştirmesi oluyor. Bu sayede cilt üstünde hızlı bir iyileşme görülüyor ve sosyal yaşama kısa sürede dönülüyor. Tedavinin süresi, cilt lekesinin şiddetine ve uygulamanın gücü ile derinlik ayarlarına göre değişiyor. Hamilelik döneminde ortaya çıkan melasma tedavisinde de lazer kullanılabiliyor ancak başarı oranları çok değişken seyrediyor. Deri üzerinde kırmızımsı veya bordo renkli, deriyle aynı bölümde bulunan doğum (damar) lekeleri, farklı büyüklüklerde olabiliyor. Bazen bir nokta kadar küçük, bazen de bütün yüzü kaplayacak kadar büyük görülebiliyor. Angiomların bir kısmı doğumsal olarak ortaya çıkıyor ve yaş ilerledikçe küçülebiliyor. Kalıcı olanlarda ise ND-YAG lazer uygulanarak damar duvarında hasar yapılabiliyor. Tekrarlayan işlemlerle başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.

SONUÇ
Tedavide öncelikle cilt lekesinin türü değerlendiriliyor, böylece kimyasal peeling veya lazer uygulamasına karar veriliyor. Bazı durumlarda her ikisinden de faydalanılabiliyor. Ancak en zor tedavi, doğum lekelerinde oluyor. Kimyasal peeling ile genellikle yüzeysel lekelerin giderilmesi amaçlanıyor. Ancak derin leke ve izlerin tedavisinde fraksiyonel lazer uygulanması gerekiyor.

Ayşegül Uyanık ÖRNEKAL

Seninle Dergisi Kasım 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here