Marmaris’te yaşadığı dağ evinde ziyaret ettik:Türk şaman nasıl şifa dağıtıyor?

İstanbul’dan uzakta hazırladığım bir çok haber gibi bu hikaye de toprak patika yollarda ilerlerken başlıyor. Bu kez Marmaris Turunç yakınlarındayız. Daha doğrusuTurunç’un tepelerinde, Bayırköy’de… Doğayla iç içe yaşayan bir şamanın izini sürüyoruz!

Her şey Turunç’ta Ayurvedik bakımlarıyla ünlü Loryma Resort Otel’in işletmecisi Angela’nın önerisiyle başladı. Angela, pozitif enerjisi yüksek bir bölge olduğu için Turunç’a yakın mesafedeki Bayırköy’ün tepelerinde yaşamayı seçen bir şamandan bahsetti bize. Söylenene göre dünyanın bir çok bölgesinden çeşitli hastalıklarına şifa bulmak isteyenler Bayırköy’e Ozan Doğudan’ı ziyarete geliyorlar ve dertlerine çare bulmuş olarak ayrılıyorlarmış. Batı tıbbındaki uygulamalara her yönüyle ve her sayımızda yer veren bir sağlıklı yaşam dergisi olarak, her geçen gün daha fazla eğitim düzeyi yüksek kişinin geleneksel şifa yöntemleriyle kendilerini iyi hissettiğini öğrenmek bize ilginç geliyor. Bu noktadan yola çıkarak hazırladığımız yoga, meditasyon, reiki, biyoeneji gibi alternatif terapi yöntemleriyle ilgili haberlere, bu kez daha geleneksel bir yöntem olan fakat yine doğal şifa yöntemi olarak değerlendirilen şaman şifasınıda eklemek istedik. Ve şaman şifasının insanların sağlıkları üzerinde nasıl bir etki yarattığını merak edip yollara düştük. Turunç’ta beni ve fotoğrafçımız Kürşad’ı misafir eden Loryma Resort bünyesinde yoga dersleri veren yogini Yelena rehberimiz oldu ve Turunç tepelerinde asfalt yoldan ayrılıp sonradan üçbin yıllık olduğunu öğrendiğim toprak yollardan inip çıkarak Ozan’ın yaşadığı mekana ulaştık…

Kam yolu

Ağaç, saz, deniz yosunu, okaliptüs yaprakları gibi doğal malzemelerden kendi yaptığı bir evde yaşıyor Ozan. Güzel bahçesi Hisarüstü bölgesinin manzarasına tepeden bakıyor. Bizi kapıda karşılıyor güleryüzle ve içeri davet ediyor. Eşi, bebeği ve misafirleriyle beraber yaşadıkları bu mekanda her şey otantik görünüyor. Temiz havada keçeden yapılmış kilimlere oturuyoruz, taze üzüm yiyor ve demlenmiş çay içiyoruz. 30’lu yaşlarında, hayal ettiğimden daha dünyevimisafirperver bir adam. Almanya’da yaşamış, dünyanın dört bir yanını dolaşmış, bir Sibirya şamanından el almış.Son yıllarda güneyde bakir kalmış topraklarda yaşıyor ve isteyen insanların şifa bulmasına yardım etmeye çalışıyormuş. Kendisini kam (şaman) yolunda biri olarak tanımlıyor. Doğal besleniyor, bitkiler yetiştiriyor, bol kitap okuyor, kitle iletişim araçlarından da kendisini soyutlamıyor.

Şaman felsefesi

Bizi kabul ederken oldukça temkinliydi, spekülatif haberlere konu olmak istemiyor haklı olarak. Bizse aceleciyiz, şaman şifasının nasıl gerçekleştiğini merak ediyoruz. Önce şaman felsefesinden bahsediyor Ozan. Sonra kimdir şaman onu anlatıyor. Eski Türklerin de benimsemiş olduğu en eski inanç sistemlerinden Şamanizm, doğaya ve kainata saygıyı esas alıyor. Şamanlara göre tüm evren kutsal ve herşeyin bir ruhu var. Şaman, yer ve gök arasında aracılık yapan, farklı bilinç düzeylerine geçebilen, trans halinde dua ederek bereket ve şifa sağlayan özel yetenekli kişilere deniyor.
Yüzyıllardan beri süre gelen bu öğretiler Orta Asya, Güney Amerika, Afrika ve diğer bölgelerde yaşayan şamanlarla yaşamaya devam ediyor. Anadolu’da da şaman gelenekleri diğer öğretilerle karışmış durumda sürüyor aslında. Nazardan korunmak için tahtaya vurmak ve dili ısırmak, adak ve dilek için bez bağlamak, kan kardeş olma ritüeli, lohusa şerbeti içmek ve yağmur duasına çıkmak gibi… Ozan, şamanlığın özünde, Türklüğün özünde var olan özgürlük, paylaşmak, göçebelik, azla yetinme gibi kavramlar olduğunu söylüyor. Tüm dinlerin temeli olan sevgi, saygı, şükür, hoşgörüyü ifade ediyor bu öğreti. Şamanların da kullandığı Enerjinin bir ilmi var. Zaten dinleri getiren peygamberler de bu ilmi en iyi bilen ve yayan kutlu kişiler. Bunu insanlara anlatmak lazım diyor. Şamanlar bereket ve şifa için dua ederken özel ritüeller ve ayinler yapıyorlar. Bu ayinlerde ve yaşamlarında kulandıkları özel malzemelere de kutsal anlamlar yüklüyorlar. Törenlerde giydikleri yöresel kostüm ve başlıkları, çalmak için davulları, kötülüklerden arınmak için ayin sırasında yaktıkları ateşleri, aksesuvar olarak kullandıkları çanları, tüyleri, tütsü niyetine yaktıkları otları var…

Holistik şifayı savunuyorlar

Sibirya’da birçok şaman kliniğinde hastalar bu geleneksel yöntemle şifa buluyormuş. Kam yolundaki Ozan, şamanların nasıl şifa dağıttığını, kimlerin tedavi olmak için başvurduğunu, iyileşme sürecinin nasıl gerçekleştiğini anlatıyor; Şaman şifa yöntemlerinde insana bir makina muamelesi yapılmaz. Tedavi soruna değil, sorunun kaynağına ve bütünü iyileştirmeye yönelik. Yani holistik (bütüncül) şifayı savunuyoruz. Zaten böyle olmazsa hasta ömür boyu tedavi eden kişi ya da sisteme bağımlı hale gelir. Bu da insanların sömürülmesine yol açar. Mesela bir egzama hastasına düzenli olarak yan etkili ilaç vermek, sonra da o yan etkiyi gidermek için başka yan etkili bir diğer ilacı vermek… Bu işi sistemleştirmek yerine karaciğerini iyileştirirseniz belki daha az para kazanırsınız ama işte o zaman kutsal bir iş yapmış olursunuz. Ancak günümüzde bu anlayışı benimseyen bir tedavi sistemi var mı?

İyileşme süreci nasıl?

Devamı 2005 Ekim sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here