Ana Sayfa Yemek Pandemide sağlıklı bir mutfak nasıl yönetilebilir?

Pandemide sağlıklı bir mutfak nasıl yönetilebilir?

100 yılda bir yaşanacak pandemiye rastgeldik ve bu zor süreçte hayat devam ederken kendimizi son derece bulaşıcı olan bir virüsten korumak zorundayız. İnsanoğlu canlısı, günde 2-3 öğün yemek yemek zorundayken, pandemiye rağmen alışverişlerimiz devam ediyor, mutfağımız çalışıyor, ailemiz beslenmesine devam ediyor. Ancak bu süreci nasıl daha sağlıklı ve güvenli hale getirebiliriz. İşte güvenli bir mutfak yönetimi için 5 altın kural.

  1. Maskesiz alışveriş yapmayın

Öncelikle bu pendemide, toplumsal bilinç sahibi olmalıyız ve ev dışında, marketlerde, alışverişlerimizde sürekli maske takmalıyız. Maske sadece bizi dışarıdaki virüsten korumayacak, virüs bulaşmış kişilerin de ortama virüs yaymasını engelleyecektir. Bu da binlerce insanın hayatını kurtaracak çok bilinçli bir hareket. Dolayısıyla, pandemi dönemlerinde maske hem vicdani, hem mantıklı hem de güvenli bir çözümdür. Maskenizi daima takın.

  1. Dezenfektansız dışarı çıkmayın

Dezenfektan dışarıdayken en büyük yardımcınız olacaktır. Alışverişleriniz sırasında, mağazaya girmeden önce ellerinizi dezenfekte ederseniz, kendinizden veya dışarıda bir yere dokunarak elinizde taşıdığınız virüsleri temizlemiş olacaksınız ve markette dokunduğunuz ürünlere virüs bulaştırma riskiniz çok azalacak. Herkesin bu bilince sahip olması halinde de evimize getirip mutfağımıza soktuğumuz ürünlerin üzerinde virüs bulunma riski çok azalacaktır. Dolayısıyla el dezenfektanı kullanmak da çok önemli toplumsal bir bilinç haline gelmeli.

  1. Poşetleri dikkatle açın

Alışverişlerinizi eve getirdikten sonra, torbalarınızı kimsenin dokunmayacağı bir noktada önce “karantina altına” almanızı tavsiye ederiz. Bu sırada torbalar karantinadayken, siz duşunuzu alın, temizlenin, saçınıza başınıza yapışmış olası virüsleri temizleyerek evde daha sağlıklı hareket edebilmenin ortamını yaratın. Ardından yeni bir maske takıp mutfağa geçerek alışverişleirnizi virüsten arındırma işlemine başlayın. Bunun için de sebzeleri, meyveleri elma sirkeli veya beyaz sirkeli su içinde yarım saat kadar bekletmek faydalı olabilir. Bu suyun virüsleri öldürdüğüne dair kesin bir bilgi yok ama sonuçta sirkenin asitli yapısının virüsler için kabus olduğu da bilinen bir gerçek. Paketli ürünleri ise raflara veya buzdolabına yerleştirmeden önce paketleriniz açmadan, sabunlu suyla iyice yıkayıp kurulamanız virüsleri öldürmek için değerli bir önlem. Ardından bozulacak ürünleri buzdolabına, diğerlerini de kilere kaldırabiliriz. Sebze ve meyveleri ise sudan çıkarıp iyice duruladıktan sonra bir gün kadar balkonda bekletmeyi tercih edebilirsiniz. Sirkenin yok edemediği virüs kaldıysa da o da birgün içinde enerjini kaybederek insanı hasta edemeyecek konuma gelecektir. En azından, bilim insanlarından aldığımız tavsiyeler bu yönde. Ancak unutmayın, dünya bu virüsle ilk defa karşılaşıyor ve tam olarak ne yapılacağını henüz kimse kesin olarak bilmiyor.

  1. Ekmekler ve fırın ürünleri

Fırından aldığımız ekmekler ve açma, poğaça hatta lahmacun veya benzeri besinleri yemeden önce, mutlaka 80-100 derecede ısıtılmış fırında 10 dakika kadar bekletmemiz gerekiyor. Elbette besinleri yakmadan ama virüsleri de öldürdüğümüze emin oluncaya kadar bu gıdaları ısıtmalıyız.

  1. Et, tavuk, peynir ve dondurulmuş ürünler

Ne yazık ki, et, tavuk, peynir ve dondurulmuş ürünler, çok büyük virüs riski taşıyor. Bu ürünlere karşı çok bilinçli yaklaşmalıyız. Elbette tüm üreticiler devletin ilgi birimleri tarafından sürekli kontrol ediliyor ancak örneğin kasaptan eti alırken, kasabınızın olası virüs taşıması halinde, ete de virüs bulaşması mümkün olabilir. Siz eti pişmeye hazırlarken bu virüs elinize ve mutfak gereçlerine de bulaşabilecektir. Yemekler piştikten sonra virüs riski kalmıyor ancak pişmeye hazırladığımız süreçte bulaş riski çok büyük. Aynı şekilde dondurulmuş ürünlerde de virüs bulunabiliyor ve buzluktan çıkarıp çözdüğümüzde virüsler de çözünüp bulaşmaya kaldıkları yerden devam edebiliyorlar. Dolayısıyla tüm besinlerimizi mümkün olduğunca pişirerek yemeye özen göstermemiz gerekiyor. Örneğin, çok riskli olduğunu düşünüyorsanız, peyniri sabah kahvaltıda çiğ tüketmek yerine omlete katarak, tavada pişirerek, fırında ekmek üzerinde eriterek veya makarna sosuna katarak tüketebilirsiniz.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here