Ana Sayfa Sağlık Uykusuzluğa son

Uykusuzluğa son

nisan-2013-vitamin-raporu-resim-1

Günümüzde en sık karşılaşılan sorunların başında uyku düzensizliği geliyor. Yoğun çalışma günleri, stres, düzensiz yaşam gibi nedenler uyku düzenimizi bozuyor, bu da kronik yorgunluğa neden oluyor. Uyku düzeninin sağlanmasında en önemli etken olarak karşımıza melatonin hormonu çıkıyor. Vücudumuzun günlük ritmini ve uyku düzenini sağlayan melatonin, beynimiz tarafından salgılanıyor olsa da yaşımız ilerledikçe başka kaynaklardan bu hormonu alma ihtiyacımız artıyor. Melatonin içeren gıda kaynaklarının başında ise vişne geliyor. Yapılan bilimsel araştırmalar vişne yemenin ve suyunu içmenin, vücuttaki melatonin seviyesini yükseltmeye yardımcı olduğunu ortaya koyuyor.

nisan-2013-vitamin-raporu-resim-2Kansere karşı Edamame
Japon restoranlarında karşımıza çıkan bu yeşil soya fasulyesinden evde de tüketmeye başlayabilirsiniz. Bir kase haşlanmış edamame, 11 gram protein ve 4 gram posa içeriyor. C vitamini, A vitamini, potasyum, demir ve magnezyumdan da oldukça zengin. Bu kolay soyulan fasulyeler, günlük tüketmeniz gereken folik asit miktarının yüzde 100’ünü karşılıyor. Ki bu sayede vücudunuz kırmızı kan hücreleri üretip, DNA hasarını engelleyerek kanser oluşumunu önlüyor.

nisan-2013-vitamin-raporu-resim-3Bitmeyen yorgunluk
İşe gitmeseniz dahi kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz? Sebebi tam olarak bilinmeyen hastalıklar grubuna giren fibromiyalji, merkezi duyarlılaşma ya da sinir sistemindeki hormonal ve kimyasal dengesizlikten kaynaklanıyor. Fibromiyalji olan kadınlar üzerinde yapılan bir araştırma, magnezyum alımının kas ve doku ağrılarında olumlu etkiler gösterdiğini ortaya koydu. İyi bir magnezyum kaynağı olan ıspanak tüketerek halsizliğinize çare bulabilirsiniz.

nisan-2013-vitamin-raporu-resim-4Pişirsek mi pişirmesek mi?
Sebze, meyve ve kaliteli protein çeşitlerini tüketmek sağlıklı beslenmemizin bir parçası. Peki bu sağlıklı besinleri nasıl pişirdiğimiz fark ediyor mu? Elbette. İşte size bir sonraki öğününüzü hazırlarken fikir verecek birkaç seçenek:
Çiğ: Bazı faydalı enzimler ve suda çözülebilen vitaminler (C ve B vitaminleri) pişme işlemi sırasında zarar görüyor. Bazı sebzeleri çiğ tüketmek size daha çok fayda sağlıyor. Süt, et ve yumurtayı ise çiğ tüketmekten kaçınmalısınız.
Buharda: İrritabıl bağırsak sendromu gibi bir hastalığınız varsa sebzeleri buharda pişirmek sindiriminizi kolaylaştıracaktır. Besinleri buharda pişirmek aynı zamanda kırmızı biber, yeşil fasulye, brokoli ve ıspanaktaki antioksidan aktivitesini yükseltiyor. Havuçtaki betakarotenin de absorbe edilmesini kolaylaştırıyor.
Kaynamış: Sebzeleri kaynatmak özellikle böbrek taşı şikayeti olan kişiler için en ideal pişirme yöntemi olarak gösteriliyor. Fırında: Et ve sebzeleri fırında pişirmek ızgara yönteminden daha güvenilir bir seçim. Heterosiklik Aminler; kömür ızgarasında pişirmelerde, tekrar tekrar kaynatılan yemeklerde daha fazla ortaya çıkıyor. Yemekleri fırında pişirerek kanserojik maddelerin önüne geçebilirsiniz.

Formsanté Dergisi Nisan 2013 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here