Bedenimizin görünmez yöneticileri HORMONLAR

HAMİLELİK VE DUYGUSALLIK
Kadınların hamilelik dönemindeki duygusal dalgalanmalarında da hormonların büyük etkisi bulunuyor. Örneğin östrojenin üç formundan birisi olan östriol formu, hamile olan kadınlarda hamile olmayanlara göre bin kat, östradiol ve östron formları ise yüz kat daha yüksek seviyede oluyor. Bu büyük değişimler beyindeki reseptörler aracılığı ile kadınlardaki duygusal değişikliklerde rol oynuyor.

PROLAKTİN
Göğüslerden süt gelirse dikkat!
Prolaktin, meme bezlerinde süt oluşumunu sağlıyor. Bu hormon, salındığı bölgedeki bezlerde kanser olmayan bir büyüme nedeniyle aşırı salgılandığında ise yine yumurtalıkta çalışma bozuklukları meydana geliyor, kısırlığa kadar giden vakalar görülebiliyor. Doç. Dr. Baksu, kadınlarda adet düzensizliği ve kısırlık şikayetlerinde tiroit ile prolaktin hormonlarının öncelikli olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Prolaktin seviyesinin yükselmesi sonucunda ilk belirtiler adet düzeninin bozulması ve göğüslerden süt gelmesi oluyor. Böyle bir yükselme varsa, hormonun salgılandığı hipofiz bezinde tümöral bir gelişim olup olmadığı değerlendiriliyor.

PROGESTERON
Gebeliğe hazırlıyor

Salınımı yine FSH ve LH hormonlarının tetiklemesi ile gerçekleşen progesteron hormonu, yumurtlama döneminden sonra iki haftalık sürede rahmi gebeliğe hazırlıyor, buradaki bezleri hücre tutunmasına uygun hale getiriyor. Hamilelik gerçekleşmezse burada oluşan yapı ömrünü tamamlıyor ve yeni bir adet döngüsü başlıyor.

TESTOSTERON
Fazlası zarar

Erkek cinsiyet hormonu olsa da kadınlarda da bir miktar bulunan testosteron, yumurtalıktaki bazı hücreler ile böbrek üstü bezinden salgılanıyor. Bu hormonun fazlalığında süreye ve seviyeye bağlı olmakla birlikte kıllanmada artış, seste kalınlaşma, deride değişiklik, hatlarda kalınlaşma gibi belirtiler görülüyor. Testosteronun yüksekliği söz konusu olduğunda hem yumurtalıkların hem de böbrek üstü bezlerinin değerlendirilmesi, varsa tümör oluşumlarının çıkarılması ve ilaç tedavisi gerekiyor.

ÖSTROJEN & KANSER
Doğum kontrol haplarının, östrojen içeriği nedeniyle meme kanseri riskini artırdığı endişesini birçok kadın yaşıyor. Doç. Dr. Alparslan Baksu, bu haplarda östrojen miktarının çok düşük olduğunu belirterek, “Aksine doğum kontrol hapı kullanarak düzenli bir adet döngüsüne sahip olmak rahim kanserini yüzde 50’ye yakın oranda azaltıyor. Normal adet döngüsü 25-35 gün arasında olsa da bazı kadınlarda bu süre çok daha uzun olabiliyor. Bu da kadının yumurtlama olmayan uzun bir dönem geçirdiğini, yani önce östrojenin sonra progesteronun oluşturduğu hormonal bir ritme sahip olmadığını gösteriyor. Bu kadının vücudunda sadece östrojenin etkili olduğu uzun bir dönem oluyor. Bu durum uzun yıllar boyunca devam ederse rahim kanseri riski artıyor. Bu nedenle seyrek aralıklarla adet gören bir kadının bu durumunun doğum kontrol hapı ile düzenlenmesi riski azaltıyor” diyor.

Yaprak ÇETİNKAYA

Formsanté Dergisi Ağustos 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here