Cildiniz aynalarla barışıyor

Benler, lekeler, kılcal damarlar… Artık cilt kusurlarınızı kamufle etmek için dakikalarca ayna karşısında kalmaya mahkum değilsiniz. Neden mi? Çünkü lazerli yöntemlerden, leke giderici kremlere kadar sorununuza uygun birçok yöntem sizi aynalarla yeniden barıştırıyor.

Cildinizde oluşan kahverengi lekeler çevrenizin dikkatini çekmiyor olabilir. Ama yine de her sabah ayna karşısında bu sevimsiz görüntülerle karşılaşmaktan bıktınız, değil mi? Öyle ya, cilt lekelerini sık sık fondötenle kapatmak zorunda kalmak bir süre sonra katlanımaz hale geliyor. Artık köklü bir çözüme ulaşmayı istiyorsanız, bu yazımız sizin için. Günümüzde kozmetik ürünlerinden lazere kadar pek çok yöntemden yararlanabilirsiniz. Üstelik sadece cilt lekeleri değil, benler, ince kılcal damarlar, hafif varisler, çatlaklar ve porto şarabı diye adlandırılan geniş morumsu lekeler de bu yöntemlerle sorun olmaktan çıkıyor. Yapmanız gereken tek şey; zaman kaybetmeden doktorunuzdan randevu almak olmalı. Çünkü, özellikle lazer tedavisinden sonra cildinizi en az 3 hafta güneş ışınlarından ve solaryumdan korumanız gerekiyor. Peki ama hangi sorunda hangi yöntemin uygulanması gerekiyor? JFK Hospital Kozmetik Lazer Merkezi Koordinatörü Dr. Gökalp Müstecaplıoğlu, cilt kusurlarını ve çözümündeki son yöntemleri sizler için anlatıyor…

BENLER

Benler, dünyaca ünlü top model Cindy Crawford'u çok daha alımlı gösteriyor olabilir. Ancak çoğumuz bu kahverengi lekelerden pek de hoşlanmıyoruz. Benler üç grup altında toplanıyor; kırmızı olanlar, et şeklinde gelişenler ve kabarık olmayan, yani leke şeklinde görülenler. Genellikle iyi huylu olan benler, tehlikeli bir tümör olan malin melonomun habercisi de olabiliyor. Dolayısıyla benlerin renk değiştirmesi, hızla büyümesi, üzerinde kıl çıkması, yara ya da çatlak oluşmaya başlaması durumunda mutlaka bir dermatoloğa başvurulması gerekiyor. Benler iyi huyluysa, önemli bir dokuyu tutmuyor ve ciddi bir kozmetik sorun yaratmıyorsa, yaşantımızın sonuna kadar vücudumuzda kalmalarında hiçbir sakınca yok.

LAZER YÖNTEMİ: Küçük ve zararsız olduğu düşünülen benlere uygulanan lazerler, rengine göre işlem görenler ya da kazıma yapanlar olmak üzere iki gruba ayrılıyor. Rengine göre işlem görenler, kırmızı et benlerinin tedavisinde kullanılıyor. Lazer, kan rengini veren boya maddesi oxihemoglobine yapışarak dokuyu kurutuyor. Ablasyon, yani kazıma yapan lazer ise, leke ya da benin traşlanarak çıkarılması işlemine dayanıyor. Lazer yönteminde kahverengi benler 2 – 3 seansta, kırmızı benler ise büyüklüğü ve derinliğine göre 3 – 4 seansta tamamen yok ediliyor. İşlemden sonra genellikle hiçbir iz kalmazken, bazen kabuklanmalar oluşabiliyor. Bunlar da 5 – 10 gün içinde dökülüyor ve yerinde hafif bir pembelik kalıyor. Bu renk değişimi de 15 günle 3 ay arasında kayboluyor.

CERRAHİ MÜDAHALE: Büyük ve şüpheli olarak görülen benlerde bu yönteme başvuruluyor. Eğer benler hızla büyüyorsa, renk değiştirmişse, üzerinde tüyler çıkıyorsa şüpheli sınıfına giriyor ve gerekli tetkikler için biyopsiye gönderiliyor. Sonuç kötü huylu benlere işaret ediyorsa cerrahi müdahaleyle alınıyor. Büyük benler de aynı yöntemle alınıyor.

VARİSLER

Varisler estetik açıdan olduğu kadar bacak sağlığı açısından da sorun oluşturuyor. Biz kadınların oldukça canını sıkan bu sorundan neyse ki kolaylıkla kurtulabiliyoruz.

CERRAHİ MÜDAHALE: Büyük varisler (3 milimden kalın) kalp damar cerrahının muyanesini ve tedavisini gerektiriyor. Damarlar cerrahi müdahaleyle etkisiz hale getirliyor.

SKLOROTERAPİ: 3 milimin altındaki damarlarda uygulanıyor. Skloroterapi, damarı büzen ve kurutan ilacın enjeksiyonla zerk edilmesine dayanıyor. İşlem tamamlandıkan sonra bir bandajla uygulama yapılan yer sarılıyor. Skloroterapi yöntemi de varislerin miktarına bağlı olarak yarım saat ile 2 saat arasında değişiyor. Skloroterapi mutlaka uzman ellerinde yapılmalı. Aksi takdirde ağrılı, acılı bir leke ve yara gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. İki gün boyunca varis çorabı giymeniz gerekiyor. Aynı zamanda güneş ışınlarından da korunmayı ihmal etmeyin.

LAZER YÖNTEMİ: 3 milimin altındaki damarlara uygulanıyor. Lazer yöntemiyle kılcal damarlar üzerinde son derece başarılı sonuçlar elde ediliyor. Bu yöntemde, kana rengini veren oxihemoglobine maddesine yapışan lazer ışıkları kullanılıyor. Cilde tıpkı bir flaş gibi patlatılarak atılan bu ışıklar, damarın içindeki boya maddesini parçalayarak kanın ve damar yapılarının bozulmasını sağlıyor. 3 – 7 seans yeterli.

LEKE

Güneşlenmeyi seviyorsunuz ama yüzünüz hemen lekelerle doluyor. Çünkü cilde rengini veren melanin, normal koşullarda düzenli olarak üretiliyor ve cildin tüm yüzeyde aynı renkte olmasını sağlıyor. Ancak güneş, yaş, hormonal bozukluklar ve genetik nedenler sonucunda melanin üretimi artıyor, lekeler oluşuyor ve UV ışınlarının etkisiyle koyulaşıyor.

KOZMETİK ÜRÜNLER: Günümüzde güneş ve pigmentasyon lekelerine karşı geliştirilen pek çok ürün mevcut. Nemlendirici, serum ve peeling olarak uygulanabilen bu ürünler, cildinizde güneş, yaş, hormonal bozukluklar ve genetik nedenler sonucunda oluşan lekelere karşı çözüm sağlıyor. Ürünler düzenli olarak kullanıldığında melanin ciltten arındırılıyor, böylece pigmentasyon lekeleri gözle görünür biçimde azalıyor.

LAZER YÖNTEMİ: Köklü çözüm istenildiğinde başvurulan bir yöntem. Lazer, lekelerde de kan rengini veren boya maddesi oxihemoglobine yapışarak dokuyu kurutuyor. Lekeler, yine büyüklüğüne ve sayısına göre, 3 – 4 seansta yok ediliyor. Aynı zamanda lazerli peeling yönteminde de, lazer ışıkarı, dokuyu buharlaştırma yoluyla, hasar görmüş olan deri hücrelerin soyuyor. Müdahale sonrasında ciltte oluşan kabuklanma, kısa bir süre sonra yerini hafif bir kızarıklığa bırakıyor.

YARA İZLERİ

Bebek gibi pürüzsüz bir cilde sahip olmak biz tüm kadınların ortak isteğini oluşturuyor. Ancak ne kadar bakım uygularsak uygulayalım, bazen kaza ya da ameliyat gibi istenmeyen sorunlar nedeniyle cildimiz ciddi hasarlar görebiliyor. Günümüzde yara izleri tamamen yok edilemese de hafifletiliyor.

CERRAHİ YÖNTEM: Özellikle acil servislerde atılan dikişlerin düzeltilmesi amacıyla uygulanıyor. Bu yöntemde yara bölgesi kesilerek bu kez estetik dikiş atılıyor. Yara izi tamamen geçmese de, büyük oranda düzelme sağlanabiliyor.

LAZER YÖNTEMİ: Yara tedavisinde, ablasyon lazer ya da nonablasyon lazer yöntemine başvuruluyor. Ablasyon lazerde cildin üst tabakası mikron seviyede kazınarak, alttan taze, yeni ve pürüzsüz bir cildin gelmesi sağlanıyor. Sorun, 1 ya da 2 seansta tamamen gideriliyor. Ancak bu yöntemde cilt soyulduğu için pansumana ihtiyaç duyuluyor. Nonablasyon lazerde ise cildin gerginliğini sağlayan kolajen bağ dokusunu sıkılaştırarak yara izini geçirmek mümkün. Pansumana ihtiyaç duyulmayan bu yöntem ise 7 – 9 seanslık uzun süreli tedavi gerektiriyor.

özel ürünler
Lancome Blanc Expert: Formülündeki üç aktif madde olan Capriloyl, Salicyclic asit, kojic asit ve caffeic asit bileşimi sayesinde, hücresel yenilenmeyi artırıyor ve cilt lekelerine neden olan fazla melanini ciltten arındırıyor ve böylece pigmentasyon lekeleri azalıyor.

Guinot Creme Blancheur: Derinlemesine etki vermek için C vitamini ve leke açıcı bitkisel ve yosunlardan yararlanılmış. Leke açıcı serum Blancheur’un üzerine kullanıldığında hem lekelerin hafiflemesini, hem de cildin dışarıdan gelecek etkilere karşı korunmasını sağlıyor.
M.D. Formulations Vit-A- A

Plus Illuminatıng: Bu serum kahverengi lekelerde, eşitsiz cilt tonunda yüzde 60 iyileşme, ince çizgilerin görünümünde yüzde 48 azalma, cildin yapısında ve renk tonunda ise yüzde 60 iyileşme sağlıyor.

Shiseido Advanced Super Revitalizer Whitening Formula N: "Hyalorunic asit" içeriğiyle cildin ışıltısını, direncini ve berraklığını korurken, lekelere, çizgilere, kırışıklara ve yaşlanmanın diğer belirtilerine karşı da savaş veriyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here