Ana Sayfa Pozitif Dilinizin ucundaki şifa

Dilinizin ucundaki şifa

19122013 mantra1

Tarihi kaynaklar, insanoğlunun bin yıllardır ayinlerde, toplu eğlencelerde, arayışlarında, evrenle bütünleşmek isterken ya da Tanrı´ya yakarırken bazı kelimeleri tekrar ederek kullandığını gösteriyor. İlginç olan ise Hindistan’da, Güney Amerika’da ya da Endonezya’da, birbirleri ile iletişim imkanı bulunmayan bu insanların çok benzer sesleri kullanmış olmaları…. Bu da insanoğlunun her zaman belli frekansların gücünü hissettiğini, kendi kültürlerinin yaşamı algılayış biçimlerine ve konuştukları dile göre bu frekansları farklı şekillerde kullandıklarına işaret ediyor. Mantra müziğinin tanınmış ismi Seda Bağcan, evrendeki bilinç katmanlarında asırlardır var olduğuna inanılan rekansları yani mantraları, her gün en az yedi dakika söyleyerek şifalanma yaratılabileceğini söylüyor.

 

 

Türkiye’de mantra deyince ilk akla gelen isimlerden biri Seda Bağcan… ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünü bitirip, biyomedikal mühendisliği dalında uzmanlaştıktan sonra bu alanda çalışmaya başlayan Seda Bağcan, bir yakınının rahatsızlığı sırasında yardımcı tıp yöntemleri ile tanıştı ve ardından hayatını şifa, müzik ve bilimi bir arada kullanmaya adadı. 1990’lı yıllardan itibaren yoga çalışmaya başlayan ve bu sırada “mantra”larla tanışan Bağcan’ın, bu sesleri Türk ezgileri ile birleştirerek oluşturduğu bestelerinin yer aldığı iki albümü bulunuyor. Mantraların gücünü Seda Bağcan’ın ağzından dinleyip bir de müziğine kulak verince şifalanmak için günde en az yedi dakika söylenmesi yeterli olan mantraları, gün içinde sevdiğiniz bir şarkı dilinize dolanmışçasına söylemeye devam etmeniz kaçınılmaz oluyor.

Belgeli en eski dil olan Sanskritçe’de “man” zihin; “tra” ise serbest bırakmak anlamına geliyor. Yani zihinden geçip dile dökülen her sözcük aslında bir mantra… Öte yandan evrende de her şeyin bir sesi ve dolayısıyla bir titreşimi var. Örneğin Dünya’nın, Mars’ın, uzak boşluğunun bir sesi ve titreşimi olduğu gibi, her insanın da farklı bir senfonisi var. Hatta her organın ve hücrenin de… 

“Mantraların düzenli olarak söylenmesi neyi nasıl harekete geçiriyor?” sorusuna Seda Bağcan, kolay anlaşılır bir örnekle şöyle yanıt veriyor: “Yaşadığımız alan bilinç katmanlarından oluşuyor. Bir bilgisayar gibi düşünün. Bir mantra söylüyorsunuz, örneğin “ra ma da sa” diyorsunuz. Bu bir şifa mantrası ve bir program olarak bilinç katmanında duruyor. Siz söylemeye başladığınızda oluşturduğunuz titreşimlerle ister istemez oraya bağlanıyor ve oradaki bilgiyi kendi alanınıza indiriyorsunuz yani ‘download’ ediyorsunuz. Böylece enerji alanınızda bir şifalanma yaratmış oluyorsunuz. Bunu yaparken de kendi sesinizin şifa gücünü ve evrenin o programını kullanıyorsunuz.”

 

Sadece dinlemek yeter mi?

Mantra müziğini müzik çalarınıza, telefonunuza yükleyip dinlemek iyi bir fikir… Hatta bazı aktivasyonlar sağlamak için de yeterli olabilir. Ancak kendi titreşim alanınızda bir değişim yaratmanız için kendi sesinizin kafatasınızın içinde titreşmesine ihtiyacınız var. Bağcan, ister fısıldayarak, ister biraz daha yüksek sesle isterseniz de şarkı olarak mantraların söylenmesini öneriyor ve şunları ekliyor: “Başınızın içinde bir titreşim başlattığınızda beyninizin sağ-sol lobları arasında bir dengelenme oluyor. Hormonlar ve enzimler daha fazla salgılanmaya başlıyor. Beyninizin kullanmadığınız hücreleri aktive oluyor. Enerji alanını değiştirmek için günde en az yedi dakika söylemeye ihtiyacınız var.” Seçtiğiniz mantrayı günde yedi dakika mırıldanmak ruhunuzu da bedeninizi de destekliyor. Yalnızken, banyo yaparken, sabah uyandığınızda ya da akşam uykuya dalmadan önce mantranızı söyleyebilirsiniz. Size başta yabancı gelecek kelimeleri nasıl ezberleyeceğinizi fazla düşünmenize gerek yok çünkü bir süre sonra “Ben bu kelimeleri zaten biliyordum” hissine kapılıyorsunuz. İşte bu da mantraların işleyişine dair bir işaret; bunlar zaten var ve biz bu sistemin içindeki varlığımızı tekrardan hatırlıyoruz.

 

Sizin frekansınız hangisi?

Her mantranın bir anlamı ve etki alanı var. Daha önce mantralar ile tanışmadıysanız, zihni boşaltmak, konsantrasyonu artırmak, huzura ermek, zorluklardan kurtulmak için tekrarlanan bu hece, sözcük ve sözcük gruplarından kendinize yakın hissettiklerinizi seçmekle işe başlayabilirsiniz. Seda Bağcan, mantra ile yeni tanışanlara mantra müziklerini dinleyip en çok beğendikleri mantarayı seçmelerini söylüyor ve ekliyor: “Hayatın evreleri var ve herkes şu an hayatının farkı dönemlerini yaşıyor. Sizin şu anda ihtiyacınız olan neyse, farkında olmadan o konuyla ilgili rehberiniz olacak mantrayı dinlemek istiyorsunuz. En az 21 gün bu mantrayı söyleyin. Sonra biraz bekleyip mantranın şifasına izin verin. Ardından bir başka mantranın sizi çektiğini göreceksiniz. O zaman da bu mantrayı söylemeye başlarsınız.” Eğer bu yolla şifalanmakta çok kararlıysanız, mantraların anlamlarını okuyup ihtiyacınıza en uygun mantrayı seçip onun üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. Söylemeye başladığınızda zihninizde düşünceler varsa bile sesinize ve söylediğiniz mantraya odaklandığınız için bir şey düşünemez oluyorsunuz. Böylece zihninizde boşluklar oluşuyor. Evren boşlukları sevmiyor ve mükemmeliyetinizi size tekrar yüklüyor. Mantralar ile bir yolculuğa çıktıysanız ve bunun sonuçlarını görmek istiyorsanız, değişime ve dönüşüme açık olmanız ve izin vermeniz öneriliyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here