Erkekleri anlama kılavuzu ‘Erkekler neden kadınları çıldırtır?’

ocak-2012-cinsellik-2-resim-1NEDEN TERAPİYE GİTMEK İSTEMEZLER?
Duygularına derin bakmak ve onları ifade etmek yerine sorunlarını bir şeyler yaparak çözmeye çalışan erkekler, yardım istemekten de hoşlanmıyor. Erkeklerde depresyon, alkolizm ve şiddetin ortaya çıkması da bu nedenle daha sık görülüyor. “Ben yapamıyorsam terapist nasıl yapacak?” düşüncesi erkeklerin terapiye gitmemesine neden oluyor. Oysa depresyon zaten kişinin kendi kendine yardım edemediği bir durumu ifade ediyor. Psikiyatrist Defne Eraslan, kadınların erkekleri çok fazla desteklediğini, depresyon, bağımlılık ya da öfke nöbetlerinden dolayı olumsuz sonuçlar yaşanmasına izin vermediklerini, açıkları kapattıklarını, yaşananları sineye çektiklerini ve eşlerinin ‘düşmesine’ izin vermediklerini belirtiyor. Eraslan, “Oysa kadınlar hem sosyal hayatta, hem günlük bakımda hem de yaptıklarının sonucunu görmeleri anlamında erkekleri biraz oluruna bıraksalar, erkek bir kez dibe vursa ben buradan nasıl çıkacağım diye düşünerek yardım isteyecek” diyor. Eraslan, erkeklerin son yıllarda terapiye gelmekte daha rahat olmaya başladığını da ekliyor.

ocak-2012-cinsellik-2-resim-3NEDEN ALDATIRLAR?
Psikiyatrist Defre Eraslan, aldatan erkeklerin çok sık kullandığı ‘Erkekler üremek için programlanmıştır’ gerekçesi hakkında şunları söylüyor: “Biyolojik özellikler açısından yaklaşıldığında kadın tek bir kişiden çok emek harcayarak çocuk doğururken, erkeğin birden çok insandan çocuk sahibi olabildiği bir gerçek. Aslında tek eşlilik doğada çok az görülen bir durum ve kadınlar da erkekler de bu konuda kısmen biyolojilerine karşı çıkıyorlar. Ancak günlük hayatın içinde biyolojimize aykırı birçok başka şey de yaşıyoruz. Tek eşlilik biyolojimize ters olsa dahi getirdiği faydalar nedeniyle tercih ediliyor.” Kadın için de erkek için de yeniye ilgi duymanın çok doğal olduğunu söyleyen Eraslan, “Ancak bir seçim yapmak gerekiyor. Sürekli yeninin peşinden koşabilirsiniz ancak günün sonunda yalnız kalabilir, yüzeysel ilişkiler içinde yaşayabilirsiniz. Birçok erkek de aslında bunu istemiyor. Ancak sonuçta herkesin bu seçimi yapma biçimi farklı oluyor” diyor.

NEDEN ALIŞVERİŞ YAPMAYI SEVMEZLER?
Biz kadınlar alışveriş yaparken ürünlerin tüm detaylarına dikkat ederken erkekler olaya daha yukardan ve sonuç odaklı yaklaşıyor. Kadınların çok önem verdiği detaylar erkeklere önemsiz geldiği için alışverişte geçen zamanı boşa harcanmış olarak görüyorlar. 

NEDEN YOL SORMAZLAR?
Tıpkı terapiye gitmekte zorlanmaları gibi yardım istemekte zorlanan erkekler bilmedikleri bir yerde yol sormayı da sevmiyor. Psikiyatrist Defne Eraslan, erkeklerin yol sormaktan neden özellikle hoşlanmadıklarının psikiyatride henüz çözülemediğini belirterek, olaya espriyle yaklaşıyor: “Neyse ki artık navigasyon cihazları var ve erkekler yol sormak zorunda kalmıyor.”

ERKEKLER EN ÇOK;
› Kadınların nedeni anlamadan sonuca atlamasından,
› Yapmadıkları şeylerden dolayı suçlanmaktan,
› Gerçekten hiçbir şey düşünmüyorken bir şey düşünmeye zorlanmaktan,
› Kadınların kendilerine evleri ve çocukları kadar özen göstermemesinden,
› Detaylara çok önem veren eşlerinin günlük hayattan zevk alamamasından şikayet ediyor.

NEDEN ANNELERİNE ÇOK DÜŞKÜN OLURLAR?
“Annelerine düşkün erkeklerin ve oğullarına düşkün annelerin” toplumun kanayan yarası olduğunu belirten Psikiyatrist Defne Eraslan, “Kadınları da erkekleri de anneleri büyütüyor. Ancak kızların olgunlaşabilmeleri için doğal bir süreç olarak küçük yaşta anneleri ile rekabet içine girmeleri gerekiyor. Erkeklerde ise böyle bir rekabete gerek kalmıyor” diyor. Türk toplumunda kadının toplumsal konumunun olması gerektiği yerde olmaması nedeniyle, kadın anne olduğunda değer ve saygı görüyor ve oğlu ile ilişkisini koparmak istemiyor. Kız çocuk ise biraz da gideceği ailenin parçası gibi görülüyor. Kız çocuklarının arkadaşları ile dışarı çıkabilmek gibi bazı hakları elde edebilmek için ailesi ile çatışma yaşadığını ve bu sayede özgürlüğünü kazandığını belirten Psikiyatrist Defne Eraslan, erkeklerin ise böyle bir süreç yaşamadığını belirtiyor. Tüm bu gerçekler, erkek çocukların annelerine daha bağımlı olmaları sonucunu çıkarıyor. Üstelik bu durum, sadece kırsal kesimde, eğitim düzeyi düşük ailelerde değil, sosyoekonomik düzeyi ve eğitim seviyesi yüksek ailelerde de çoğunlukla bu şekilde yaşanıyor.

Yaprak Çetinkaya

Formsante Dergisi Ocak 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here