Kalbiniz için check-up

Ülkemizde adettendir, başımıza bir şey gelmeden önlem almayız. Oysa sağlık, özellikle kalp sağlığı şakaya gelmiyor. Ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Siz iyisi mi tehlike kapınızı çalmadan bir kalp-check-up’ı yaptırın. İşte kalp check-up hakkında bilmeniz gerekenler… Funda Çatar

Türk Kardiyoloji Cemiyeti'nin araştırmalarına göre, ülkemizde her yıl 190 bin kişi kalp – damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiriyor. Araştırmalar, önlem alınmadığı takdirde 2020'de bu sayının yaklaşık 300 bine ulaşacağını gösteriyor. Üstelik kalp hastalıkları hiçbir belirti vermeden de ansızın gelişebiliyor. Amacımız tüm bunları anlatarak sizi korkutmak değil, kalp check-up programı sayesinde uzun yıllar sağlıklı yaşayabileceğinizi hatırlatmak. Kalp check-up'ta hedef öncelikle hastalığa zemin hazırlayan değiştirilebilir risk faktörlerini ortadan kaldırmak. Programın bir başka önemli işlevi de, hastalığın erken teşhis edilebilmesine olanak sağlaması. Bu sayede ileride ciddi sorunlara yol açabilecek kalp hastalıkları kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Peki ama kalp check-up'da hangi yöntemlerden yararlanılıyor? En önemlisi de bu programdan kaç yaşından itibaren ve hangi sıklıkta yararlanmak gerekiyor? Biz de sizlere kalp check-up ile ilgili ayrıntılı bilgi verebilmek için sorularımızı Amerikan Hastanesi'nden Kardiyoloji Bölüm Şefi Dr. Genco Yücel, Acıbadem Hastanesi'nden Kardiyoloji Bölüm Başkanı Dr. Nuri Çağlar, İnternational Hospital'den Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuğrul Okay ve Kızıltoprak Özel Sante Kliniği'nden kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Mehmet Eren'e yönelttik…

Kalp check-up programı iki aşamadan oluşuyor. İlk aşamanın doktor muayenesi, kan tahlilleri ve EKG olmak üzere üç ayağı bulunuyor. Alınan sonuçlar doğrultusunda kalp hastalığına yönelik bir bulgu elde edilmemişse, ileri tekniklerin uygulanmasına gerek duyulmuyor. Eğer sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet ve şişmanlık gibi değiştirilebilir risk faktörleri tespit edilirse veya ailede erken yaşta ölen kalp hastaları varsa size özel koruyucu tedavi programı uygulanıyor. Kalp hastalığına yönelik belirtiler bulunduğu takdirde, ileri tekniklerin uygulandığı ikinci aşamaya geçiliyor. Bu bölümde; efor testi, eko, ritim holter, tansiyon holter ve tilt gibi yöntemlerden oluşuyor. Yapılan tetkiklerin ardından hastalık tespit edildiğinde, tedavi sürecine başlanıyor.

Kimler ne zaman yaptırmalı?

Görüşlerine başvurduğumuz kardiyoloji uzmanlarına göre; 35 yaşını geçmiş her erkeğin ve 40 yaşını geçmiş her kadının senede bir kez doktor kontrolünden ve en azından bir kez genel kardiyolojik check-up’tan geçmesi, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Peki ya 30'lu yaşlarda bu tür tetkiklere gerek var mı? Uzmanlar bu yaş grubunun kardiyolojik check-up programından yararlanmalarının şart olmadığını belirtiyorlar. Ancak hatırlatmakta yarar görüyoruz. Kalp ve damar hastalıkları artık 30'lu yaşlarda da görülebildiği için, akrabalarınızda genç yaşlarda bu hastalık ortaya çıkmışsa kalp check-up programından yararlanmayı ihmal etmeyin…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here