Ana Sayfa Sağlık Otizm hastası oğlunu yeniden yaşama kazandıran Gülçin Vardarcı:Cem, alternatif terapiyle başardı!

Otizm hastası oğlunu yeniden yaşama kazandıran Gülçin Vardarcı:Cem, alternatif terapiyle başardı!

Otizm, nedenleri tam olarak tespit edilememiş bir hastalık. Henüz yaygın bir tedavisi de yok. Ancak dünyada birkaç uzman, bu konuya çalışmalarını yoğunlaştırmış ve kimi “alternatif” denebilecek terapilerle hastalığın tedavisinde inanılmaz yol kat etmişler. Oğlum Cem de, uzun yıllar süren böyle alternatif diyebileceğimiz bir terapiler zincirinin sonunda aramıza yeniden katıldı.

Şimdi 16 yaşında olan oğlum Cem, 2001 yılına kadar otizm hastasıydı. Ama 2001, bizim yıllardır gösterdiğimiz çabaların meyvesini aldığımız yıl olarak aile tarihimize geçti. Zira uzmanlar, Cem’in artık otizm hastasılığından çıktığını müjdeliyorlardı bize. Otizme yakalanmış bir yakınınız, tanıdığınız varsa hiç şüphesiz bu satırları okuduğunuzda, çoğunuz şaşırıp kalacaksınız. Çünkü otizm, hakkında çok fazla bir şey bilinmeyen, nedenleri tam olarak tespit edilememiş bir hastalık. Bu yüzden henüz yaygın bir tedavisi de yok. Ancak dünyada birkaç uzman, bu konuya çalışmalarını yoğunlaştırmış ve kimi “alternatif” denebilecek terapilerle hastalığın tedavisinde inanılmaz yol kat etmişler. Oğlum Cem de, uzun yıllar süren böyle alternatif sayabileceğimiz bir terapiler zincirinin sonunda aramıza yeniden katıldı.

Yeniden katıldı dediğime göre size hikayemizi en baştan anlatayım. İzmir’de yaşıyoruz. İki çocuk annesiyim. Cem’in 22 yaşında bir de ablası var. Ege Üniversitesi psikoloji bölümünden mezun olan kızım şu anda Koç Üniversitesi’nde yarım burslu mastır yapıyor. Tez olarak, kardeşinin iyileşmesi için uyguladığımız tedavi yöntemini hazırlayınca Koç Üniversitesi’ne kabul edildi. Yani kızım, kariyerini bile kardeşinin tedavisi doğrultusunda yönlendirdi.

Otizm vakalarında en çok sorulan soru, hamilelikte herhangi bir sorun hissedilip hissedilmediğidir. Ben de hamileliğimin son 3 ayını yatarak geçirmek zorunda kaldım. Cem, doğumda oksijensiz kalmış. Fakat otizm, dediklerine göre karma aşının içinde civa içeren “tiyomersal” denen bir maddenin varlığından dolayı da olabiliyormuş. Bu madde genetik yatkınlığı olan bazı insanlarda araz bırakırmış. Maalesef bizim de hikayemizin öyle olduğunu sanıyorum. Çünkü genetik deniyor ama benim ve eşimin ailesinde böyle bir vaka hiç bir zaman olmadı. Soyağacımızı araştırıyoruz hiç bir şey yok. Demek ki ilk bizde başlayan bir olay bu. İnşallah da son olur.

Aslında Cem’de bir mucize yaşadık diyebilirim. Çünkü çok geç anlaşıldı durumu. 4 yaşına doğru annem fark etti. O zamana kadar hiç mi fark etmediniz diyeceksiniz. 2 yaşındayken bir arkadaşım gelmişti. O uyardı, “Bu çocuk hâlâ ellerine bakıyor, artık bunun zamanını geçirdi. Yapmaması lazım” deyince, hemen doktora götürdüm. Doktor ‘hiçbir şey yok’ dedi. Yetinmedim birkaç doktora daha götürdüm. Dediler ki “Sadece seni ele geçirmiş! Son derece de şımarık bir çocuk hiçbir şeyi yok!” Ondan sonra da önemsemedik.

O yıllarda daha gençtik, daha sosyaldik. Çoğunlukla annem bakıyordu çocuğuma. Ve sonunda da bir terslik olduğunu anladı. Bir gün “kapıyı kapat” dediğinde gitmiş sokak kapısının önünde durmuş Cem. Salon kapısının farkında bile değil. Biz de anneme “yok çocuğun bir şeyi” dedik ama hatırı için birkaç doktora gittik. Hiçbiri teşhis koyamadı.

Devamı 2006 Şubat sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here