Reflü olup olmadığı nasıl anlaşılır? Reflü şikayetini azaltacak 10 öneri

Göğsün arkasında yanma, boğazda gıcık, yediklerin ağza geri gelmesi gibi şikayetlerle
ortaya çıkan reflü, her beş kişiden birinde görülüyor. Peki, reflü neden olur? Reflü şikayetini nasıl en aza indirebiliriz? Formsanté arşivinden sizler için derledik…

REFLÜ NEDEN OLUR? *

Memorial Ataşehir ve Şişli Hastaneleri Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Hasan Batırel; yemekleri öğütmek için mide içerisinde çok kuvvetli bir asit salgılandığını, mide yüzeyini döşeyen hücrelerin yapısının bu asidin oluşturacağı tahribata karşı dayanıklı olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor: “Bu asit sayesinde sindirilen yiyeceklerin mideden yemek borusuna geri gelmemesi için midenin yemek borusuna bağlandığı yerde bir kas kapakçığı bulunuyor.

Söz konusu kapakçık sisteminde zayıflık veya karınla göğüs boşluğu arasındaki diyafram
kasında, yemek borusunun geçtiği tünelde bir genişlik yani fıtık varsa, bu hastalarda
mide asidi yemek borusuna kaçarak reflü şikayetlerine neden olabiliyor. Sigara ve alkol
tüketiminden uzak durmak, çok hızlı yemek yememek, fast food gıdalardan uzak durmak,
kilo kontrolü sağlamak, kabızlığa karşı önlem almak ve stres kontrolü sağlamak ise reflüye karşı alınabilecek önlemler arasında yer alıyor.”

Reflü midede yanma ve ekşime problemleri ile kendini gösteren bir sorun olsa da öksürük ve ses kısıklığına da yol açabiliyor. Ayrıca uzun süren ve tedavi edilmeyen reflü hastalığı yemek borusunda kanser oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle reflü şikayetlerinin dikkate alınması ve zaman geçmeden bir uzmana başvurulması büyük önem taşıyor. Memorial Antalya Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Aksakal, reflü tedavisi için önerilerde bulundu.

REFLÜ OLUP OLMADIĞI NASIL ANLAŞILIR? *

Yemek yeme alışkanlıkları ve bazı yiyeceklerin sık tüketimine bağlı olarak mide asidi ve mide içerikleri yemek borusuna geri kaçabilir. Hatta gıdalar boğaza kadar bile gelebilir. Bu durum reflü olarak adlandırılmaktadır. Reflüde göğsün ön kısmında ve bazen boğazda yanma da hissedilir. Bu durum zaman zaman kalp spazmı ile karıştırılabilir, hasta kalp krizi geçirdiğini bile düşünebilir.

Reflü şikayetleri arasında; kuru öksürük, diş hastalıkları, ses kısıklığı, boğaz ağrısı ve orta kulak iltihabı da görülebilmektedir. Ayrıca mide fıtığı, yukarı yemek kaçışını kolaylaştırdığı için kilolu ve yaşlı hastalarda reflüye daha sık rastlanır.

REFLÜYE KANSIZLIK VE KİLO KAYBI DA EŞLİK EDİYORSA DİKKAT!

Eğer hastada, göğüste ağrı ve yanma hissi, yutma güçlüğü, lokmaların zor geçmesi gibi şikayetler varsa, lokmaları yutarken takılma hissi oluyorsa, kilo kaybı ve erken doyma gibi bir takım belirtiler söz konusuysa bir gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır. Bu durumlarda bir takım ön tetkikler ve sonrasında endoskopi yapılması önerilir.

Hasta öyküsünde midede ekşime, yanma, yediklerin boğaza doğru gelmesi belirtileri var ise reflü tanısı için yeterlidir. Ancak eşlik eden kansızlık, kilo kaybı ve ailede kanser hikayesi gibi bir takım alarm semptomlar da görülüyorsa endoskopi değerlendirmesi gerekli olur. Ayrıca öksürme ve ses kısıklığı şikayeti olan hastalar için yemek borusunun hem alt hem de üst tarafına yerleştirilen bir takım çiplerle asidin ne kadar yukarıya geldiği ve etki ettiği süre ve ne kadar şiddetli olduğu gözlemlenmelidir.

REFLÜ TEDAVİSİ *

Reflünün oluşmasında birçok faktör rol oynar. Günümüzde artan psikolojik faktörler bir çok mide şikayetine neden olabilmektedir. Stres nedeni ile mide asit düzeyi artar bu da reflü şikayetleri artırabilir. Reflü çok kilolu insanlarda daha fazla görülmektedir. Uzun süre devam eden reflüde, barret özofagus denilen yemek borusu ile midenin birleştiği noktada ortaya çıkan mukozal değişiklikler oluşmaya başlayabilir.

Bu oluşumlar da ileride bir kanser türüne zemin hazırlayabilir. Endoskopi yapıldıktan sonra hastalığın boyutu, tedavisi ve ileride gelişebilecek kötü oluşumlar öngörülebilir. Ayrıca reflü sadece mide asidi kökenli değil safra reflüsü de olabilir.

REFLÜ ŞİKAYETİNİ AZALTACAK 10 ÖNERİ *

  1. Yaşam koşulları ile ilgili değişikler yapılmalıdır. Yemek saatlerinin ve beslenme düzeninin değiştirilmesi ilk sırada gelir.
  2. Hastanın kilo fazlalığı varsa mutlaka kilo vermesi gerekir. Çünkü şişmanlık bir takım mekanizmalarla reflüye zemin hazırlar ve reflü şikayetleri artır.
  3. Mide çok fazla doldurulmamalı, az porsiyonlar tüketilmelidir.
  4. Uzun süren açlıklardan sonra büyük porsiyonlar tüketilmemelidir.
  5. Kızartma, çikolata, yağlı yiyecekler gibi mideden geç boşalan, mideden boşalmasını güçleştiren yemekler tercih edilmemelidir.
  6. Baharatlı gıdalar tüketirken dikkat edilmeli, mideye iyi gelmediği hissedilen gıdalar tüketilmemelidir.
  7. Özellikle akşam yatar pozisyona geçmeden önce midenin dolu olmaması gerekir. Yatmadan en az 3-4 saat önce sıvı ve katı gıda tüketilmemesi önemlidir. Mide dolu olduğunda, mide içeriğin yemek borusuna kaçması daha kolay olmaktadır. Bu aynı zamanda uyku apnesine neden olabilmektedir. Uyku apnelerinin altında başka nedenler de olsa reflü uyku düzenini bozar.
  8. Reflü şikayetlerinde yastığı yükseltmek yerini yatağın başını 30- 45 cm yükseltmek daha uygundur.
  9. Yemek sonrası karın basıncını arttıran hareketler yapılmamalıdır. Eğilme ve doğrulmaya neden olacak fiziksel hareketler için bir müddet beklenilmelidir.
  10. Beli sıkan giyecekler giyilmemelidir.

Tedaviye yanıt vermeyen hastalara cerrahi uygulanabilir

Reflü tedavisi her hastaya göre değişir. Uzun süre ilaç tedavisi alan hastaların en azından senede iki defa doktora gitmesi gerekir. Doktorun belirlediği zamanlarda bazı hastalarda birkaç senede bir endoskopinin tekrarlanması gerekebilir. Genellikle beslenme alışkanlığı, kilo, günlük yaşamda gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra ve ilaç tedavisiyle şikayetler geçmektedir. Fakat bazı hastalarda ilaçlar yeterli olmayabilir ya da çok uzun süre ilaç kullanılması gerekebilir. Bu grup hastalara reflü cerrahisi yapılır.

İLGİLİ İÇERİKLER

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here