✓ Doğruluğu kontrol edilmiş makale

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı-Cinsel Terapist Op. Dr. Gökçen Erdoğan


Ana Sayfa İlişki Seks yaşanmayan evlilik mümkün mü?

Seks yaşanmayan evlilik mümkün mü?

Araştırmalar evli çiftlerin giderek daha az seviştiğini gösteriyor, aseksüel evliliklerin oranı artıyor. Oysa bize cinselliğin yemek yemek kadar önemli bir ihtiyaç olduğu söylenmişti. Yoksa fizyolojimiz mi değişiyor? Peki, seks yaşanmayan evlilik mümkün mü? 

Gençler evlenmek konusunda hala çok istekli ancak birçoğu evlendikten kısa bir süre sonra
cinsellik konusundaki isteklerini kaybediveriyor. Modern yaşam, yoğun ve stresli iş hayatı,
şehirde yaşamanın zorlukları ve çocuklar derken cinsellik çekmece diplerinde unutulan eski bir
eşyaya dönüşüveriyor. Birlikte kanepede televizyon izleyip uyuklamayı yeterli gören çiftler acaba doğru mu yapıyor, yoksa ufukta onları bekleyen sarsıntılar mı var? Sorularımızı yanıtlayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı-Cinsel Terapist Op. Dr. Gökçen Erdoğan, özetle şöyle diyor:

“Cinsel ihmal maalesef bağları zayıflatıyor. İlişkide olduğunuz kişinin tenini unutmayın ve ona
teninizi unutturmayın.”

CİNSELLİK, BİR EVLİLİK İLİŞKİSİNİN NE KADARIDIR? *

Evliliklerde cinsel hayat yüzde 70 gibi önemli bir oranı kaplıyor. Yani aslında ilişkinin temeli diyebiliriz. Hangi sıklıkta yaşanan cinselliğin mutlu bir ilişki olarak adlandırılacağı elbette çiftlere göre değişiyor. Ancak başlangıçta var olan cinsellik giderek azalıyor hatta yok oluyorsa ve bu durum özellikle de cinselliğin en yoğun, en keyifli yaşanacağı 30’lu yaşlarda oluyorsa o zaman sorun var demektir. Kaç yıllık evli olursanız olun ya da evli olmayın, sevişirken hiçbir şey hissetmiyorsanız, sevişmeyi canınız istemiyorsa, bunu görev olarak yapıyorsanız, yeterli uyarı olmasına rağmen cinsel isteğiniz azalmışsa ya da hiç yoksa sorununuz “cinsel isteksizlik”tir.

HEP AYNI YOĞUNLUKTA İSTEKLİ OLMAK MÜMKÜN MÜ? *

Cinsel ilişkinin çeşitli nedenlerle zaman zaman kesintiye uğraması çiftler tarafından tolere edilebilir. Eğer ilişkide her şey yolunda ise cinsel isteksizlik ve azalan sevişmeler göz ardı edilebilir. Ama nereye kadar? Tatmin edici bir cinsellik olmadan iki kişinin sevgili, karı koca ilişkisi sürdürmesi mümkün değil. Evlilikte yolunda gitmeyen şeyler varsa, iki kişi arasında zaten sorunlar yaşanıyorsa, cinselliğin de yok olması çoğunlukla ilişkiyi tamamen bitme noktasına getiriyor. İlişki görünürde devam etse bile çiftler mutluluğu başkasında arama
yolunu seçebiliyor.

seks yaşanmayan evlilik

Uzmanlar genç çiftlerin de sevişmeyi unuttuklarını söylüyor. Böyle yaşamak mümkün mü?

Evet, araştırmalar gösteriyor ki evli çiftler giderek daha az sevişiyor, aseksüel evliliklerin oranı artıyor. İlk yılların ardından birbirini çekici bulmayan çiftler için zaman ilerledikçe aynı yatakta yatmak ya da ten teması bile çekilmez bir hal alabiliyor. Her iki tarafı da tatmin eden bir cinsellik ise; fiziksel tatminin ötesinde, çifti duygusal ve ruhsal olarak birbirine bağlıyor.

Cinsellik bittiği halde evliliği sürdürülmesi gereken bir süreç olarak gören ya da çocuklarını düşündükleri gerekçesiyle ayrılmayan çiftler yok mu?

Elbette var. Senelerce böyle süren ilişkiler de… Dışarıdan bakıldığında mutlu, sağlıklı bir ilişki olarak görülen ama yatakta iki yabancıya dönüşen çiftler. İleriki yaşlardaki evlilikler böyle de sorunsuz gidebilir ama cinselliğin aktif yaşanması gereken dönemler için aynı şeyi söylemek
pek de mümkün değil. Cinsellik olması gereken zamanda biterse ilişkide duvar çatlakları, “Gözünün üstünde niye kaşın var?”dan çıkan tartışmalar başlar ve beklenen cümle:

‘’Her şey cinsellik mi?’’ Evet her şey cinsellik maalesef. Olumlu ve düzgün giden ilişkilerde her şey cinsellik değil ama kırılmış, çatırdamış, düzgün gitmeyen ilişkilerde maalesef her şey cinsellik. Bu yüzden bu sorun çözülmeli…

CİNSEL İLİŞKİ SIKLIĞI İLE İLGİLİ BİR RAKAM VERİLEBİLİR Mİ? *

Herkesin cinsel istek sıklığı, çeşidi, zamanı birbirinden farklıdır doğal olarak. Hatta kişinin yaşamının farklı dönemlerinde değişiklikler gösterebiliyor. Bazen haftada bir ya da iki defa istek duyulurken günde bir kereden fazla cinsel istek duyanlar da olabiliyor. Bu gerçekten çok geniş bir yelpaze… Çeşitlilik aslında günlük hayatın getirdikleriyle de doğru orantılı… Cinsellik toplumsal, sosyal, kültürel ve ekonomik değerlerden, psikolojik süreçlerden de etkileniyor. Hayattaki tüm pozitif veya negatif değişiklikler cinsel isteği etkiliyor. Kişinin yaşı, mesleği, sosyokültürel ve ekonomik durumu, inançları, ahlaki yapısı, çevresi, partneriyle ilgili duyguları ve düşünceleri, cinselliğe bakışı, bu konuda tecrübeleri gibi birçok önemli kriter.

SAĞLIKLI EVLİLİKLERDE CİNSEL İLİŞKİ SEYRİ YILLAR İÇİNDE NASIL İLERLİYOR? *

Başlangıçta her an birbirine dokunmak, öpmek, her an partneri ile birlikte olmak, işten çıkıp bir an önce eve gitmek isteyen çiftler, yıllar geçtikçe bu heyecanlarını kaybediyor. Yaş ilerledikçe; özellikle menopoz döneminde ya da doğum sonrası cinsellikten uzak kalınması, emzirme dönemi, bazı ilaçların kullanımı sonrası, bazı hastalıklar (kalp, karaciğer, böbrek, tiroit, tansiyon, şeker vb), jinekolojik sorunlar, erkekte sertleşme sorunu, depresyon, stres, eşlerin geçimsizlikleri ve kavgalar cinselliğin ikinci, hatta üçüncü plana atılmasına yol açıyor. Hormonsal, sinirsel, nörolojik sorunlar cinsel isteksizlik yaratıyor. bu durumu artırıyor ya da azaltıyor. Cinsel istek “kişinin partnerine karşı cinselliği yaşama isteği ya da cinsel ilişkiye girme arzusu” olarak tanımlanabilir. Sadece partnerle ilgili değil; rüyalar, fanteziler, hayaller yani tüm duyuların içinde olduğu bir durumu kapsıyor.

Formsanté Dergisi Arşiv

İLGİLİ İÇERİKLER

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here