Akıllı telefonunuzun kölesi olmayın!

30122013 mobiltel1

Yapılan araştırmalara göre, telefonumuzu günde ortalama 150 kez kontrol ediyoruz! Başka neyin bu kadar gözünüzün önünde olmasını istediğinizi düşünün. Sevgiliniz, çocuğunuz, otomobiliniz, kol saatiniz… Sizce de telefonunuzla aranıza mesafe koymanın vakti gelmedi mi?

Son yıllarda hayatımıza giren akıllı telefonlar, pek çok kişinin en yakın dostu, sırdaşı, hatta hayat arkadaşı haline geldi. Zil seçeneklerinde “nostalji” adıyla kayıtlı olan “zırrr” sesinin yerini metalik bip’ler, tık tık’lar alıyor. Sürekli duyduğumuz bu sesler, Instagram, WhatsApp, Facebook, Twitter, Vine ya da Pintrest’teki yorum, paylaşım ve benzeri etkinliklerimize gelen beğenileri, mesajları iletiyor. Kimileri 7/24 “online” yaşıyor. Yediğini, içtiğini, kiminle olduğunu, ne aldığını takipçileriyle paylaşıyor. Oysa mobil internette bu kadar çok zaman geçirmek sağlığımıza büyük zarar veriyor. Loughborough Üniversitesi Uyku Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre, akıllı telefon sahiplerinin neredeyse yarısı geceleri ortalama 90 dakikasını internette geçiriyor. Sürekli “internette olma” tutkusu ise beyin dalgalarını etkilemenin yanı sıra uykusuzluğa da yol açıyor.

İşin fizyolojik yönü kadar psikolojik kısmı da sorun yaratıyor. Öyle ki neredeyse hepimizin en az bir kez denediği “check-in”, yani bulunulan yeri ele güne ilan etme hali, zamanla takıntı halini alabiliyor. Bu da stresten baş ağrısına, ilişki problemlerinden zayıflayan özgüvene kadar birçok probleme yol açıyor. Davranış bilimciler telefon kullanımını azaltarak akıl sağlığımıza büyük bir iyilik yapacağımıza inanıyor. Çünkü çoğu zaman bütün dikkatimiz mobil cihazlarda oluyor. Araştırmalara göre, telefonumuzu günde 150 kez kontrol ediyoruz. Bu da avuç içi kadar bir ekrana bakarak haftada 80 saat harcadığımızı gösteriyor.

 

Her bağımlılık gibi, telefon saplantısı da akıl sağlığını olumsuz etkiliyor. Telefonunuz her bip’lediğinde ona hızlıca uzanırken, kendinize bunu neden yaptığınızı sorun. Bir süre sonra bu sese olan duyarlılığınızın azalacağına emin olun.

 

30122013 mobiltel2Telefonsuz dışarı çıkmak mı? Asla!

Sağlığımızı ve zamanımızı uğruna adadığımız akıllı telefonlar, toplumun büyük kesimi için adeta bir varlık sebebi. Akıllı telefon kullanıcılarıyla yapılan bir çalışmaya göre, katılımcıların yarıya yakını cihazını evde bırakmaktansa, sokağa çıplak ayakla çıkmayı yeğlediğini söylüyor. İş bu kadar ciddiye binince, “nomofobia” olarak adlandırılan akıllı telefon bağımlılığı da gerçek bir sağlık sorunu olarak nitelendiriliyor. Hatta ABD’de bunun için bir rehabilitasyon programı da bulunuyor. İşi bir programa katılacak noktaya vardırmadan, dört adımda sadece bir haftasonunuzu ayırarak akıllı telefon detoksu yapmaya ne dersiniz? Hatırlayın, 90’larda hayat nasıldı?

 

1. Aşama: Oturumu kapatın

Öncelikle kararlı olun… İlk günden, kuralları esnetmeye çalışmayın. “Günde sadece bir kere baksam olmaz mı?”, “Acil bir durum olabilir” veya “Annemin doğalgaz faturasını yatırmam gerekiyor” gibi bahanelerle parmaklarınızı ekranda gezdirmeyin. Sosyal medyayı bir kez de dijital detoksunuzu duyurmak için kullanın. Arkadaşlarınıza varlığı unutulan ev telefonunuzu hatırlatın. Hem eskiden cep telefonu mu vardı? Emektar ev telefonunu yeniden kullanmaya alışın. Tüm bunlara rağmen kendinize güvenemiyorsanız, şarj aletinizi bir arkadaşınıza verin. Ne de olsa bu teknolojik oyuncakların pili en fazla bir gün dayanıyor. Böylece siz isteseniz de istemeseniz de birkaç saat sonra hattan düşersiniz.

 

2. Aşama: Bip seslerine denge getirin

Telefonunuzu kontrol etme isteği uyandıran duygularınızı tespit edin. Sıkıntı mı? Yalnızlık mı? Endişe mi? Mesele buysa, kolayı var… Yürüyüşe çıkın, kitap okuyun veya bir arkadaşınızla sohbet edin. Telefonunuz bip’lediğinde her şeyi bir kenara atarak, ona doğru hamle yapma dürtüsüyle savaşın. O an cevap veremiyorsanız, bakmayın. Belirli durumlarda (yemekte, arkadaşlarla dışarıdayken) veya belirli saatlerde (örneğin 21.00-07.00 arası) telefonunuzu kapatmak için kendinize kurallar koyun.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here