Ana Sayfa Gezi Benim kış düşlerim…

Benim kış düşlerim…

Ben bir düş gördüm; bembeyaz, güzel bir düş. Önce Ilgaz’da, pırıl pırıl parlayan bir kar tanesi düştü yüzüme. O erimeden daha, Palandöken’nin kristal karlarının üzerinden Sarıkamış’ın sarı çamlarının arasına kayıverdim. Sonra mı? Sonra, zirvesi her zaman karlı Erciyes’ten selam söyledim Bolu’daki kartal başlı kayaya!

Elif Nazlı Duran

PALANDÖKEN

Yer ayırtırken mutlaka belirtirim "Mümkünse piste bakan bir oda olsun, lütfen." Odama girince ilk işim, perdeleri ardına kadar açmak olur. Karla kaplı tepelere, her sene gelişimde biraz daha büyüyen ağaçlara, pistte kayanlara bakar, birazdan onların yanında olacağımı düşünür gülümserim. Sonra bir kez daha gülümser, kendi kendime " Ne güzel işte yine buradayım, Erzurum'da, Palandöken'deyim" derim.

Palandöken son yıllarda yıldızı en çok parlayan kayak merkezi. Tabii ki, bunun için haklı bir sebebi var. Son yıllarda çok gelişti ve sadece Türkiye'den değil, dünyanın pek çok yerinden kayak severlerin dikkatini çeker hale geldi. Gerçekten de kayağı seviyor, kayakla ve diğer kış sporlarıyla ilgileniyorsanız, mutlaka Palandöken'e gitmeli ve Palandöken'nin uzun pistlerinden kaymalı, toz karların üzerinde kaymak nasıl olurmuş bir görmelisiniz.
Evet, Palandöken sadece birkaç yıl içinde önemli yol kat etmiş. 2000 yılında Polat Renaissance Erzurum Hotel'in açılmasıyla bölgenin gelişimi de büyük ölçüde hızlanmış. Sadece 3 yıl önce, 2001 yılının Kasım ayında, Hürriyet Gazetesi'nin seyahat ekinde, gazeteci Ersin Kalkan, Palandöken'i "Pistler kayakçıların seviyesine göre işaretlenmemiş, dağ haritaları yok, kiralık kayaklar eski tip" sözleriyle anlatıyor. Oysa bugün tüm haritalar çıkarılmış, pistler işaretlenmiş, her türlü yeni kayak ekipmanını kiralamak mümkün. Gelişim kesintisiz süreceğe benziyor; Erzurumlular, yakın bir gelecekte yeni pistler açılacağını, tesisler yapılacağını söylüyorlar…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here