Şimdi daha fit!

MG 5308

Spor ve sağlıklı beslenme deyince akla ilk gelen isimlerden Ece Vahapoğlu, uygulamaya başladığı ufak ama bir o kadar etkili değişikliklerle olduğundan daha sağlıklı ve formda hissettiğini söylüyor!


O
nu gazeteci, yazar, sunucu ve wellness eğitmeni gibi sıfatlarından sonra, spora ve sağlıklı yaşama olan ilgisiyle tanıyorsunuz. Spor hayatına erken yaşlarda başlayan Ece Vahapoğlu, yediklerine özen gösteriyor. Mecbur kalmadıkça gece dışarı çıkmıyor ve erken yatıp erken kalkıyor. Zararlı yiyeceklerden uzak duruyor. Çayını, kahvesini şekersiz içiyor. Spor ve beslenme projelerinde yer alıyor, marka işbirlikleri yapıyor. Yaptığı ve başladığı her yeni işi en iyi şekilde tamamlamaya çalışıyor. Tüm bunları zorunlu olduğu için yapmıyor, bir hayat felsefesi olarak benimsiyor. Ve o halinden çok memnun… 

GAZETECİ, SUNUCU, YAZAR VE WELLNESS EĞİTMENİSİNİZ… BU SIFATLARA EN İYİ ŞEKİLDE SAHİP OLMAK SIZE NASIL HISSETTIRIYOR? OLMAK ISTEDIĞINIZ YERDE MISINIZ?
Küçükken ne hayal ettiysem aslında gerçekleştiğini anlıyorum. Elimde hayali mikrofonla haber sunmaktan beden eğitimi derslerinde sınıfı ısıtma isteğime kadar kalbimdekileri yaşadığımı görüyorum. Bir şeyi özünüzden, kalpten ister ve inanırsanız onu yaşarsınız. Yaptığım işlerde de, mükemmeliyetçi karakterimden, titiz ve çalışkanım. Hangi meslek şapkasını takıyorsam onun hakkını veriyorum. Altyapı ve eğitim sağlamsa istikrarla uzun vadede yürünür. 

ASIL MESLEKLERINIZDEN SONRA WELLNESS DÜNYASINA GEÇİŞİNİZ NASIL OLDU? SERTİFİKANIZ DA VAR, EĞİTIMLİSİNİZ DEĞİL Mİ?
İtalya’da İşletme, Fransa’da Uluslararası İlişkiler yüksek lisansı yaptıktan sonra medya sektöründe ekonomi haberciliği ile başlamıştım. Yıllar boyunca iş ve siyaset dünyası ile röportajlar, köşe yazıları, kitaplar, sunuculuklar devam ederken son beş senemi sağlıklı yaşam ve spor aldı. Herkes İçin Spor Federasyonu’ndan beş yıl önce wellness antrenörlük belgesi aldım; aynı zamanda Proje Başkan Vekili’yim. Bu sene de ikinci kademe wellness belgemi aldım. Sanırım ünlüler dünyasında (milli sporcu olmayıp) bu kadar belgesi ve eğitimi olan tek kişiyim. Zaten yakında çıkacak kanun ile belgesi olmayan hiç kimse toplum sağlığını ilgilendiren konularda söylemlerde bulunup aktivite yapamayacak. Eğitim sonrası sınavdan geçip belge almak şart hale getirildi.

SON ZAMANLARDA MARKA İŞBİRLİKLERİNİZ BİR HAYLİ ARTTI. BİR MARKAYLA İŞBİRLİĞİ YAPARKEN HANGİ KRİTERLERİ BENİMSİYORSUNUZ? 
Markalar yıllarca algılarına yatırım yaptıktan sonra hedefleri yönünde doğru, güvenilir ve etkili isimlerle çalışmak istiyor tabii. Bakanlık belgeli olmam, spor yaşantımı yıllardır sosyal medyada ve yazılarımda paylaşmam beni ‘gerçek’ kılıyor. İnsanlar bu konuda bana güveniyor. Kullandığım ürünleri soruyorlar, tavsiyelerimi uyguluyorlar. En önemlisi de samimiyet. Konuşur gibi yazarak tüm bilgilerimi, deneyimimi, değişimimi açıkça paylaşıyorum. Her gün spor yaparken fotoğraf koyuyorum. Bir markayla çalışırken ben de markanın güvenilir olmasına dikkat ediyorum. İşbirliği yaptığım ürünü mutlaka deniyorum. Benim yaşantıma ve marka algıma uygunluğunu kontrol ediyorum. İnanarak yaptığım zaman tüm kalbimi o işe veriyorum. O markanın elçisi ve parçası gibi çalışıyorum.

NELERE DİKKAT EDEREK SAĞLIKLI BESLENMENİN ŞARTLARINI GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLUYORSUNUZ? 
Ben diyet yapmıyorum. Sağlıklı beslenmek en doğrusu. Az ve sık yiyorum. Üç ana ve iki ara öğün yapıyorum. Kahvaltıyı sağlam, akşam yemeğini hafif yiyorum. Akşam yemeği kilomuzda çok fark ettiriyor. Akşam yemeğinde çiğ yemiyorum, güneş battıktan sonra karbonhidrat ve meyve tüketmiyorum. Sindirimi kolay besinler tercih ediyorum. Lokmaları uzun çiğniyorum; en az 20 kere. Mideyi yormadan sindirim ağızda başlıyor. Güne limonlu su içerek başlıyorum. Gün boyu bol su içiyorum. Kahve yerine bitki çayı içmeye özen gösteriyorum. Kahvenin kokusuna bayılıyorum; günde bir gerçek kahve çekirdeğinden kahve içiyorum. Çantamda sağlıklı atıştırmalıklar bulunduruyorum. Açık büfeye saldırmıyorum; seçiyorum. Genel sağlıklı besleniş şekilleri olmakla beraber sporcu beslenmesi biraz farklı. Benim gibi uzun mesafe koşan birinin uzun yarış öncesi karbonhidrat depolaması gerekiyor. Ağırlık çalışan biri antrenman sonrası protein almalı. 

SİZ HEP İNCEYDİNİZ AMA SON ZAMANLARDA DAHA DA FİTLEŞTİNİZ. BUNUN SIRRI NEDİR?
Yıllardır sağlıklı yaşıyorum. Erken yatıp erken kalkıyorum. Ancak beslenmemdeki ve spor tarzımdaki ufak değişimler ile artık daha sıkı kaslara sahibim; daha ince ve esneğim. Vücudumdaki yağ ve ödem iyice gitti. Çok çiğneyerek, akşamları hafif ve az pişmiş besinler tüketerek, fitness ve koşu kadar yoga ve pilatese de önem vererek daha fit bir bedene sahip oldum.

SPORA 20’LI YAŞLARINIZDA BAŞLADINIZ… SİZE KİMLER YA DA NELER İLHAM KAYNAĞI OLDU?
İtalya’da üniversitedeyken yabancı öğrencilerin dersten sonra spor salonuna gittiğini gözlemleyip ben de üye oldum. Reşit olduğum yıl, spor salonu hayatım başladı. İlk ilham kaynaklarım, okuldaki yabancı arkadaşlarım.

SPOR HARİCİNDE BAŞKA HANGİ AKTİVİTELERLE İLGİLENİYORSUNUZ? 
Koşu, fitness, yoga, pilates, kayak, tenis derken iki tekerlekli araçları da seviyorum. Hem bisikletim hem motosikletim var. Yamaha’dan güvenli sürüş eğitimi alarak scooter’ımla trafikte daha rahat gidebiliyorum. Hem İstanbul’da şehirde hem de Bodrum’da yazlıkta kullanıyorum. 

BİR MOTORA SAHİP OLMADAN ÖNCEKİ ECE İLE, SAHİP OLDUKTAN VE SÜRMEYE BAŞLADIKTAN SONRAKİ ECE ARASINDA NE FARK VAR? 
İtalya’da okurken çok genç yaşta, biraz da deli cesaretle, kullanmıştım. Şimdi olsa, sürüş eğitimi almadan kullanmam. Bilgilendikçe motor kıyafet ve aksesuarlarının ne kadar şart olduğunu anladım. Motosiklet kullanmak insanın denge ve konsantrasyonunu müthiş geliştiriyor. Hızlı karar vermek, odaklanarak gitmek güvenli. Sonraki Ece daha odaklanabilen ve sakin biri…

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE NASIL BİR ECE VAHAPOĞLU İLE KARŞILAŞACAĞIZ, YENİ PROJELER, FİKİRLER YA DA HAYALLER VAR MI?
Sağlık Bakanlığı’nın ‘Hareket Her Yerde’ kampanyasının sunucusu olarak Türkiye’yi dolaşmaya devam edeceğim. İBB’nin koşularındaki ısınmaları yaptırmam da eylül ayı itibarıyla yeniden başlayacak. Yaz biter bitmez benim için hızlı bir koşu dönemi de başlıyor. Yarışlara katılacağım. Sağlıklı yaşam seminerleri vermeye devam edeceğim. Büyük markalarla çeşitli spor ve sağlıklı beslenme etkinliklerimiz olacak. Sosyal medyada giydiğim renkli spor kıyafetler o kadar beğeniliyor ki, kendi spor koleksiyonumu yapmam için teklifler var. Bakalım akış ne getirecek…

Türk insanının en büyük hatası, akşam yemeğinden sonra TV karşısında meyve yemek! Meyveyi gündüz yemeliyiz. Akşam saatlerinde, metabolizma uyumaya hazırlanırken, meyve yersek hem sindirimi güç oluyor, hem de pankreasımız insülin salgılıyor ve şeker yağa dönüşüyor.

Fotoğraflar: Murat Sargın
Styling: Tülin Demir
Saç: Serkan Karadağ (6th Touch)
Makyaj: Larisa Sarchisean (M.A.C ürünleriyle) 

Elif Gürsoy
Formsanté 2016 – Haziran sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here