Ana Sayfa Psikoloji Yarın değil, şimdi

Yarın değil, şimdi

27022015 psiko03Bir de erteleme hastalığımız var galiba…

İki hastalığımız var; erteleme ve ifade etmeme. İki tane de büyük yalanımız var; mükemmeliyetçi olmak ve hazırlanmak. Hiçbir zaman hazır olamazsınız. “Şunları da halledeyim diyete gireceğim”, “Şu zor dönem bitsin sigarayı bırakacağım.” Yok böyle bir şey. Eğer gerçekten bir şey yapacaksanız şu anda yapacaksınız. Ertelemek bir kaçıştır ve kendini iyi hissetmektir çünkü kendinize “Aslında ben buna başlayamayacağım” demiyorsunuz da, “O gün gelince başlayacağım” diyorsunuz. Erteliyorsanız bilin ki cesaretiniz yok ya da hazırlanmak veya mükemmeliyetçilik gibi bir şeyin arkasına sığınıyorsunuz. Oysa hiçbir zaman hazır olamazsınız, hazırlanmak diye bir şey yoktur. Çoğu zaman her şey yolda hazır olur, ilk adımı atmak lazım. İkinci çıkış bileti de ifade etmemek. Ben şimdi “Diyete başladım” dersem ve üç gün sonra bırakırsam bana “Ne oldu diyet, yine mi bıraktın?” dersiniz diye ifade etmiyorum. İfade etmemek cebinize sakladığınız çıkış biletinizdir. “Canım istemiyor” diyip az yesem kimse diyet yaptığını bilmez, bırakınca da kimse yüzüme vurmaz çünkü. Oysa gerçekten kilomdan rahatsız olsam diyete hemen başlarım ve bunu ifade ederim. “Kilo vermem lazım ama bir türlü başlayamıyorum” ya da “İlişkiyi bitirmek istiyorum ama sürekli arıyor” sözleri kocaman birer yalan. Ve insan en kolay kendine yalan söylüyor. 

 

Yeni yıl & yeni hedefler

“Her yılbaşı yeni hedefler belirler sonra sık sık yarı yolda kalırız, hatta hiç başlayamayız. Yeni yıla bu kadar anlam yüklemeye gerek var mı?

Yeni yıl, yeni bir gün, yeni bir hafta… Bu bize yeni bir başlangıç motivasyonu veriyor. Reset düğmesi gibi. Yoksa 31 Aralık ile 1 Ocak arasında değişen bir şey yok tabii. Ama bu bir fırsat olabilir. ‘Bak şubata geldik bir şey yapamadık’ diyorsanız şu an, önemli değil. Her gün hayatın ilk günü… Her sabah güneş doğuyor ve bu sabaha dünü taşıyarak uyanıyorsam bu benim için yeni bir gün değil. Yeni yıla da dünü taşıyarak giriyorsak yeni bir yıl değil. 

Tek söyleyeceğim; bırakın geçmişi, kendinizi asla dünle değerlendirmeyin. Her an yenileniyor insan. Yeni yılla ilgili illa bir şey yapmak istiyorsanız çok uçuk hedefler koymayın. Çok zengin olmak istiyorum demeyin mesela. Sınırınız ne? Bu yıl bittiğinde 10 lira biriktirmiş olacağım deyin. Aksi takdirde 100 lira bile biriktirseniz yıl sonunda kendinizi başarısız göreceksiniz. Yıl sonuna kadar 20 kilo vereceğim demek yerine bu ay 1-2 kilo verin, yıl sonuna kadar da devam edin, başarılısınız zaten. 

Yine söyleyeyim; yeni yıl, hafta, gün güzel motivasyonlar. Hatta her yeni saat de bir başlangıç. Beklemeyelim artık. Yürüyelim… Durduğumuz yerde hiçbir şey göremeyiz.”

 

Bütün korkular varsayım

Bir de korkularımız var; aman başıma bir şey gelmesin, aman parasız kalmayayım gibi… 

Biz hep emin olmak istiyoruz ama olamayız. Yola çıkarken de ayağımızı bağlayan hep karamsarlık. Her gün 75-80 bin düşünce geçiyor ve yüzde 85’i negatif. Çocukluğumuzdan itibaren böyle… Sokağa çıkarken, “Aman araba çarpar, dikkat et” derler. Ama ben belki para bulacağım? Niye olumsuzu düşünüyorsun? Böyle bir çocukluktan geliyoruz ve yetişkinlikte de bir şey değişmiyor. Oysa bütün korkular varsayım. Bana bir korku gösteremezsiniz. İşimi kaybetmekten korkuyorum ama şu an maaşımı alıyorum. Kaybetmezsem şu an boşu boşuna korkmuş oluyorum. Kaybettiğim gün ise korku kalmıyor, iş aramaya başlıyorum. Korkuların hepsi varsayım ve daha gerçekleşmeden gerçekleşmişçesine bugünümü kirletiyor. 

 

Yola çıktık, aksilikler de olacak. Onları nasıl yönetmek gerek?

Bir paket var orada, içinde iyi de var kötü de. İnanıyorsanız düşmek sizi korkutmaz. Hepsi ile karşılaşacaksınız ama sonunda istediğiniz yere ulaşacaksınız. Hata yapmaktan, kaybetmekten, düşmekten korkamazsınız. Ama hedefe giderken vazgeçmeniz gerekenler vardır. Evet, o 20 kiloyu verecekseniz ocakbaşı keyfini ertelemek, akşamüstü keki, böreği, kısırı unutmak zorundasınız. Eğer bir yola gidiyorsanız ihtiyacınız olmayan her şey fazlalıktır. Ama onları da hayatında tutmaya çalışırsanız yürüyemezsiniz. Bu yolda her şey gelebilir başınıza ama onlardan keyif almayı öğrenmek lazım çünkü düşmeniz, kaybetmeniz, eleştirilmeniz denediğinizi gösteriyor. İnandığınız şeye giderken bunları yaşamak zorundasınız. Çok düştüm ben de ama onlar olmasaydı bugün burada olmazdım. Yarası olmayan ruh yaşanmamış bir ruhtur. 

 

Yaprak Çetinkaya

Formsanté Dergisi Şubat 2015 sayısı

 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here