Güzel, fit ve enerjik

DSCF7453

Oyunculuk kariyerine reklam filmleri ve dizilerle başlayan Begüm Öner, her fırsatta yaptığı işi ne kadar çok sevdiğini dile getiriyor. Televizyon ve sinema dünyasında önemli projelerde yer alan güzel oyuncu sağlıklı beslenmeyi çok sevdiğini ve iş temposu izin verdikçe saatlerce spor salonunda vakit geçirebileceğini söylüyor.

 

 

 

Seksenler dizisiyle daha yakından tanıdığımız güzel oyuncu Begüm Öner şimdilerde vizyonda oynayan “Kocan Kadar Konuş” filmindeki başarısıyla adından söz ettiriyor. Ataköy Sports International’da buluştuğumuz Begüm Öner ile günlük koşuşturması içinde neler yaptığını konuştuk.

BİR SÜREDIR SENİ EKRANLARDA VE BEYAZPERDEDE SIK SIK GÖRÜYORUZ, OYUNCULUK SERÜVENİN NASIL BAŞLADI?
Aslında ben İstanbul Ticaret Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunuyum. Eğitim alırken bir yandan da Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde akşam okulunda tiyatro eğitimi, Digital Film Academy’de kamera oyunculuğu eğitimi aldım. Bu eğitimlerden önce oyunculuk serüvenim zaten başlamıştı. İlk olarak beşinci sınıftayken bir yiyecek markasının reklamlarında yer aldım. Sektörle bu şekilde tanıştım. İlk kez bir dizide oynadığımda da lise ikinci sınıftaydım. Bunlardan sonra hiç bırakmadım ve sürekli devam etmeye çalıştım. Ama tahmin edersiniz ki bir yandan da okuyordum ve benim için eğitim çok önemliydi. İstatistik bölümünde okurken staj yaptım. Ama baktım ki sabah dokuz akşam beş bana göre değil. Zaten deneyimleyerek edindiğim bir oyunculuk serüvenim varken kararım da bundan bir hayli etkilendi.

SENİ “SEKSENLER”DE GÖRÜP DAHA YAKINDAN TANIDIK, BU DİZİNİN HAYATINDAKİ YERİ NEDİR?
Mint Ajans’la ilk tanışmam “Arka Sıradakiler Umut” dizisiyle oldu. Bu dizi bittikten sonra “Seksenler” diye bir projeleri olduğunu söylediler. Almancı bir çocuğun sevgilisi ve Pastacı Sami’nin kızı olacağımdan bahsedip, oynar mısın diye sordular. Hemen anlaştık ve birkaç gün içinde sete başladım. Bu sırada üniversitenin son sınıfında ve en zor zamanındaydım. Bitirme projem vardı. Sette “3, 2, 1 kayıt!” dediklerinde notlarımı aşağı indirip, “Kestik!” dediklerinde tekrar pastanedeki tezgahın üstüne çıkarıp okumaya başlıyordum. Bütün bir yılım böyle geçti. Bütün oyuncu arkadaşlarım şahittir sette ders çalıştığıma. Birkaç sahne çektikten sonra okula gidip, okulda sınava girip çıktıktan hemen sonra yine sete dönüyordum. Çok zor geçti bu süreç ama bu yüzden çok da değerli oldu benim için. “Seksenler” benim bu meslekteki yıldızım aynı zamanda. Dört sezondur birlikteyiz ve aile gibi olduk. Çok fazla vakit geçirip, çok şey paylaştık. Benim için her anlamda çok başka…

SET DIŞINDA ZAMAN NASIL GEÇİYOR?
Dizi dışında başka işlerim de oluyor. Olmadığı zamanlarda spora gelmeye çalışıyorum. En çok yüzmeyi seviyorum. Bütün stresimi yüzmeyle atabiliyorum. Beni çok rahatlatıyor ve tüm gerginliğimi havuzda bırakıyorum.
Mümkün olduğunca arkadaşlarımla görüşmeye çalışıyorum. Sinemaya ve tiyatroya gitmeyi çok seviyorum. Eğer uzun bir vaktim varsa mutlaka seyahat etmeye çalışıyorum. Başka kültürleri tanımayı çok seviyorum.

GİDİP GÖRDÜĞÜN YERLERDE FAVORİN NERESİ?
İtalya benim için bir başka… En son Venedik’e gittim. Aslında çok soğuk bir havada gittik ama yine de her şey çok güzeldi. Ama Floransa’yı tek geçiyorum sanırım. Adeta büyülendim. Sanatsal dokusu beni bir hayli cezbetti. En çok da meydanlarını seviyorum. İtalyan mutfağına bayılıyorum. Belki bizim tatlarımıza da yakın diye sanırım. Her gittiğimde ne yiyeceğim diye deli divane oluyorum.

OYUNCULUK DIŞINDA YAPMAK İSTEDİĞİN BİR ŞEYLER VAR MI?
Çok var aslında ama aynı anda her şeyi yapmak da olmuyor. Tek bir şeye odaklanmaktan yanayım. Fazla parçaya bölündüğümde eksiklerim olacakmış gibi hissederim. Zaten yolun başındayım ve ilerlemem gereken upuzun bir yol var. Durum böyle olunca farklı alanlara odaklanırsam hakkını veremem. İçim rahat etmez. Yapmak istediğim şeyi en iyi şekilde yapmaya çalışırım. Ama bunlar bir yana müzikle uğraşmayı çok isterdim. Piyano, keman çalmayı ya da sesim güzel olsaydı şarkı söylemeyi çok isterdim!

OYUNCU OLMAYIP, MÜZİKLE UĞRAŞMASAYDIN HANGİ MESLEĞİ SEÇERDİN?
Bir sene hazırlık ve dört sene istatistik eğitimi aldım. Bu bölümü de çok severek okudum. O yüzden de okurken hiç zorlanmadım. Fakat rutin bir hayatı sevmiyorum. Oyunculuk beni daha çok cezbetti ve seçimim de bu yönde oldu. Ama oyuncu olmasaydım kesinlikle okuduğum bölümle alakalı bir şeyler yapardım.

SPORA NE KADAR VAKİT AYIRABİLİYORSUN PEKİ?
İş tempoma göre ayarlayabiliyorum. O dönem sadece “Seksenler”le ilgileniyorsam, haftada üç-dört gün gelmeye çalışıyorum. Ama işin içine başka projeler ve filmler girdiği zaman boş vaktimi kovalıyorum. Ancak gelemediğim zaman aklıma çok takılıyor ve kendimi suçlu hissediyorum egzersiz yapamadığım için. Eksikliğini bir hayli hissediyorum. Bazen vicdan azabı bile çekiyorum…

EN ÇOK HANGİ EGZERSİZ TÜRÜNÜ YAPIYORSUN?
Bir dönem pilates yaptım. Ama salon dersleri bazen çok kalabalık oluyor ve istediğim verimi alamıyormuşum gibi geliyor. Dersten çıktığımda hiçbir şey yapmamış gibi hissediyorum. Ama en çok hangisini çok seviyorsun derseniz cevabım zumba olur! Dans ederken bir yandan yağ yakmak harika. Salon derslerinin içinde en çok zumbayı seviyorum. Bazen annem de geliyor, sanki eğlenmeye gelmişiz gibi hissediyoruz. Bunun dışında bacak hareketlerine ağırlık vermeye çalışıyorum.

NASIL BİR BESLENME RUTİNİN VAR?
Sorunlu ve gastritli bir midem var. Rahatsız olduğu için de sürekli bir şeyler yemem gerekiyor. Aç kaldığım zaman mide ağrısından ikiye katlanıyorum. Sevdiğim bir şeyi gözümü kırpmadan yerim. Hiçbir zaman kilo alacağım diye yememe gibi bir takıntım olmadı. Canım ne istediyse yedim. Mesela diyet yapmaya karar verdiğim zaman hiç zorlanmıyorum çünkü aslında sağlıklı olan her şeyi seviyorum. Şu sıralar enginar favorim. Önceden hiç yemezdim mesela. Sürekli enginar yemek istiyorum, annem de sağolsun yapıyor. Salatayı da çok seviyorum, her öğün aksatmadan yiyebilirim!

CİLDİNE NASIL BAKIYORSUN?
Makyajımı temizlemeden asla uyumam! Ne halde olursam olayım, gözümü açamayacak kadar yorgun olsam bile mutlaka temizleyip öyle girerim yatağa. Özel olarak yaptığım bir şey yok aslında. Sadece cildin gereken nemi almasını sağlıyorum. Yüz ve göz altı kremlerimi kullanmaya özen gösteriyorum. Bundan farklı olarak arada salatalık doğruyorsam bir kısmını da yüzüme ayırıyorum. Çok su içiyorum, sigara ve alkolle hiç aram yok. Bunların da cildi olumlu yönde etkilediğini düşünüyorum ve çok özel teknikler uygulamaya gerek görmüyorum.

MODAYLA ARAN NASIL, ALIŞVERİŞ YAPMAYI SEVİYOR MUSUN?
Ne yazık ki alışverişle aram çok iyi. Alışverişe çıktığım zaman illa ki bir şeyler alıyorum. Sürekli yeni bir şeyler çıkıyor ve geri kalamıyorsunuz. Giyinmeyi seviyorum. Süslü püslü olmak gerekmiyor illa ki. Ben genelde değişik şeyler almayı tercih ediyorum. Başkasında olmayanı almayı geçtim, benim dolabımda olmayanı almaya çaba gösteriyorum. Benim problemim kendimle yani (gülüyor).

Formsanté – 2015 Mayıs sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here