• ✓ Doğruluğu kontrol edilmiş makale
Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Dilek Sarıkaya

Yatak odasından virüsü uzaklaştırın

yatak-odasi-virus

Toplumsal hayatta genellikle rahatça konuşulamayan ama hayatın istisnasız her alanında karşımıza çıkan cinsellik, pandemide nasıl süreçlerden geçiyor? Şu koronavirüs seks hayatımıza da el attı mı? Gelin bakalım.

Yazı: Irmak Yaşar

Her iyi ya da kötü olaya tüm detaylarıyla bakmayı seven ama birazcık (mı?) da olumlu tarafları görmeyi yeğleyen biri olarak öncelikle karantinaların dünya genelindeki porno içeriklerinin izlenme sayılarını arttırdığını söylemek isterim. Bunun neresi olumlu derseniz işleri devam eden insanların varlığını bilmek güzel! İşi sulandırmadan konuya girelim. Hastalık, endişe, korku derken, çiftler temel ihtiyaçlarını geri plana atmış olabilir. Bu da hayatımızda daha fazla gerginlik yaratabilir. Fakat üçüncü dalgadayız arkadaşlar ve artık neler yapmamız gerektiğini biraz daha iyi biliyoruz. Genel ruh durumunuz seksten elini ayağını çektiyse, bir de kenarda sizin toparlanmanızı sabırla bekleyen bir eşiniz sevgiliniz varsa, ona sarılıp konuşmakla başlayabilirsiniz. Gerisinin nasıl olacağını artık size ve hayal gücünüze bırakıyorum. Duygularımız, düşüncelerimiz, isteklerimiz, ekonomik sıkıntılarımızı şöyle bir tarafa itelim, şu bitmek bilmeyen koronavirüs seks hayatımıza neler yaptı görelim dedik ve Üsküdar üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Dilek Sarıkaya’ya merak ettiklerimizi sorduk.

Koronavirüs çiftlerin cinsel yaşamını etkiledi mi? Nasıl etkiledi? Bununla ilgili çalışmalar var mı?

Covid-19 pandemisi dünya genelinde pek çok insanı ruhsal ve fiziksel olarak derinden etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Dolayısı ile yaşamın doğal bir parçası olan cinsel yaşam üzerine yansımalarının olması da kaçınılmaz. Pandemi ilanından sonra dünya genelinde Covid-19’un cinsellik üzerine de etkilerini araştıran pek çok çalışma yapıldı. Bunların birçoğu pandemi sürecinde çiftlerin cinsel isteğinin ve cinsel ilişki sıklığının belirgin derecede azaldığını gösterdi. ABD’de yapılan bir çalışmanın bulguları ise biraz daha dikkat çekici. Stres düzeyi yüksek olan ve yalnızlık duygusunu daha yoğun hisseden bireylerin daha önceden denemedikleri birtakım cinsel davranışları denemeye daha açık oldukları (farklı cinsel pozisyonlar denenmesi, cinsel fantazilerin paylaşılması, sexting vb) gösterildi. Çin’de genç bireylerle yapılan bir çalışmada ise pandemi sürecinde mastürbasyon sıklığı ve pornografi kullanımının arttığı belirtildi. Bu çalışmalara göre pandemi sürecinin insanların cinsel alışkanlıklarında da birtakım değişikliklere yol açtığını söyleyebiliriz.

Kaygı ve endişenin cinsel hayat üzerindeki etkilerini en aza indirmek için neler yapılabilir?

Ortamda kaygı ve endişe varken cinsel hayatın etkilenmesi kaçınılmaz aslında. Cinsel istek, uyku ve iştah gibidir, insanın ruhsal durumundan kolaylıkla etkilenir. Bu nedenle kaygının cinsel yaşam üzerine olumsuz etkilerinden kurtulmak istiyorsak sorunun kaynağını yani kaygımızı kontrol altına almamız gerekir. Bu da ruhsal destek alarak mümkün olur. Psikiyatrik tedaviye ek olarak stresli yaşam koşullarının yeniden düzenlenmesi, düzenli uyku, kafein, nikotin ve alkol gibi kaygıyı arttırıcı maddelerden uzak durulması, düzenli beslenme ve egzersiz de kaygının kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Bununla beraber cinsel aktivitenin de kaygı ve stresin azaltılmasında etkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcut.

Tatmin edici bir cinsel hayat için neleri önemsemeliyiz? Çift olarak ne yapabiliriz?

İlişkilerin her alanında olduğu gibi cinsellik alanında da iletişim en önemli unsurdur diyebiliriz. Mutlu ve tatmin edici cinselliğin de ilk koşulu, karşılıklı saygı ve eşler arası etkin iletişim ve paylaşımdır. Mutlu bir cinsel yaşam, karşılıklı güven, dürüstlük, açıklık, paylaşım ve saygı üzerine temellendirilmelidir. Eşlerin iletişiminin kısıtlı olduğu, cinselliğe dair birtakım yanlış inanışların olduğu, cinsel bir sorunla karşı karşıya gelindiğinde sorunu görmezden gelme eğiliminde olan çiftlerde cinsel doyum düzeylerinin de düşük olması kaçınılmaz.

Cinsel hayatımızı daha sağlıklı hale getirmek için bireysel olarak yapabileceklerimiz neler?

Cinsellik, öncelikle bireyin kendi bedenini tanıması ile başlar. Bireyin, cinsel haz noktalarını fark etmesi ve bunu cinsel eşiyle paylaşmaktan kaçınmaması daha doyumlu bir cinsel ilişki yaşamasını sağlar. Ancak kendisini seven, sayan ve güvenen bir insan karşısındakine de bu olumlu duygularla yönelebilir.

Mart ayından bu yana yaşanan küresel salgın ve ekonomik sıkıntıların çiftleri sarsmaması mümkün mü?

Açıkçası etkilememesi pek mümkün değil. Pandeminin ilan edilmesinden bu yana hayatlarımızda pek çok şey değişti. Hastalık, kayıplar ve yas süreçleri bir yana, sosyal olarak izole olmak zorunda kalmamız, eve kapanma, ev içi sorumlulukların artması, ekonomik sorunlar, gelecek kaygısı ve bu sürecin ne kadar süre daha devam edeceğinin belirsizliğinin de birtakım travmatik etkiler yarattığını söyleyebiliriz. Bu süreçte aile içi çatışmaların da arttığı aşikar.

Çift olarak devam etmek ve cinsel hayatı en iyi şekilde sürdürebilmek için ne yapmalıyız?

Çiftlere açık iletişim kurmalarını yani kendi aralarında sevdikleri, haz aldıkları, istedikleri veya sevmedikleri cinsel davranışları konuşmalarını önerebilirim. Ayrıca cinsel ilişki sonrasında da duyulan haz, mutluluk ya da doyumsuzluk muhakkak paylaşılmalı. Sahte, yapmacık ve dürüst olmayan geri bildirimler, uzun vadede karşılıklı güveni sarsabildiği gibi eşlerin cinsel birlikteliklerini de zedeleyecektir. Paylaşım ve kendini ifade etme, çift için ortak ve en uygun cinsel davranışı keşfetmelerine yardımcı olur. Hiçkimse hoşlanmadığı bir cinsel davranışı yaşamak ya da sürdürmek zorunda değildir.

Hem bireysel hem de çift olarak doktora danışmamız gerektiğini nasıl fark edeceğiz?

Hem kadınlarda hem de erkeklerde cinsel istekte azalma en sık karşılaştığımız cinsel sorundur diyebilirim. Ayrıca erken boşalma, sertleşme bozuklukları, ağrılı cinsel birleşme ile vajinismus, uyarılma ve orgazm güçlükleri de klinik pratiğimizde sık gördüğümüz cinsel işlev bozukluklarıdır. Bu sorunları yaşayan bireylerin zaman kaybetmeden cinsel sağlık alanında uzmanlaşmış bir hekime başvurmalarını öneririm.

CİNSELLİKLE İLGİLİ SIKINTILARIMIZI NASIL ANLAYABİLİR VE NE ŞEKİLDE ÇÖZEBİLİRİZ? *

Ülkemizde cinsel sorunları olan bireylerin danışmanlık ve tedavi için bir profesyonele başvurma oranları özellikle kadınlarda halen oldukça düşük. Cinselliğin bir tabu olarak görülmesi, kişilerin cinsellik hakkında konuşmakta ve şikayetlerini dile getirmekte zorlanmaları nedeni ile tedavi arayışına da geç başvurduklarını görüyoruz. Oysa ki yaşanan pek çok cinsel sorunun tedavisi mümkün. Bu nedenle çift ilişkisinde yaşanan sorunla ilgili açık bir iletişim kurmak oldukça önemli. Sorunu görmezden gelmek, konuşmamak ya da kendi başına çözmeye çalışmak işe yaramayacaktır. Özellikle kulaktan dolma bilgilerle cinsel gücü arttırdığı iddia edilen bir takım ilaçların doktor kontrolünde olmadan kullanılmasını kesinlikle tavsiye etmiyorum.

İLGİLİ İÇERİKLER

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here