Kanseri yendi, yeni bir buluş yaptı!

Birçok ünlünün basın danışmanlığını yapan Nermin Ceri, meme kanseri olduğunu öğrendiği gün, kariyerine nokta koydu, yeni bir yaşama başladı. Hastalığından ders çıkarmakla kalmadı, bir de ‘kemoterapi şapkası’ buluşuna imza attı. Sağlığına kavuşan Ceri, ‘Hep önce canan dedim, ama artık önce can, sonra canan’ diyor…

Aytaç Özkardaş – aozkardas@doganburda.com – FOTOĞRAFLAR: OZAN KUTSAL

Ajda Pekkan'a olan sevgisi onu basın dünyasına yöneltti. Kararlıydı, gazeteci olup bir gün onunla tanışacaktı. İstihbarat merkezi muhabirliğiyle başladığı kariyerinde amacına ulaştı, Ajda'yla tanışmakla kalmayıp bir de onun basın danışmanı oldu. İlerleyen yıllarda Serdar Ortaç'tan Gülşen'e birçok ünlünün daha basın danışmanlığı yaptı. Kendi deyimiyle son derece hareketli, bir o kadar da stresli bir hayat yaşadı. Meme kanseri olduğunu öğrendiğinde 43
yaşındaydı. 'Neden ben?' diye sormadı, kendini bırakmadı ve erken teşhisin de yardımıyla kanseri yendi. Kariyerine bir nokta koyan Nermin Ceri, kanserin ona gösterdiği sarı karttan sonra yeni bir yaşama başladı. Bu sırada kemoterapi tedavisi sırasında yaşadığı sıkıntılar, onun için esin kaynağı oldu ve 'kemoterapi şapkası'nı' yarattı. Şimdilerde tüm enerjisini bu projeye veren Ceri ile konumuz aslında 'meme kanseri' olsa da onun neşeli, kıpır kıpır yapısı sayesinde son derece keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

Nermin hanım, sizi doktora götüren şüphe neydi? Çünkü erken tanı noktasında kadınlar için bu çok önemli.

Kesinlikle. Bence kadınların iki önemli organı var; göğüsler ve rahim. Hayat boyu bu organları kontrol altında tutmaları gerekiyor. 18 yaşından beri göğsümde fibrokistler vardı. İlk ameliyatımı 18 yaşında olmuştum. Minik bir operasyondu ve alınan kist tertemiz çıkmıştı. Kanser tanısı konulmadan önce hissettiğim şeye gelince… O geçirdiğim küçük operasyondan beri her ay yaptığım gibi, her kadının rutin olarak yapması gereken 'kendi kendine muayene'yi yapıyordum. Regl dönemini bitirir bitirmez 5 gün sonra rutin göğüs muayenesinin yapılması gerekiyor.

18 yaşından beri bu kontrolleri yapıyor muydunuz?

Evet hiç aksatmadan. Çünkü bilinçlendim ben o zaman. Doktorlar sürekli 'erken tanı, erken tanı' diyorlar ya. Çok önemli bir şey. Kendimi muayene ederken elime iki tane farklı kist geldi. Sonra bunları her gün kontrol etmeye başladım ve büyüdüklerini fark ettim. Bu kanser de olmayabilirdi, ancak bir şey hissettiğinizde en doğru yol hemen doktora gitmek. Ben de öyle yaptım. Kanser zaten o kadar hızla ilerleyen bir şey ki, o yüzden çok hızlı hareket etmek gerekiyor. Birkaç gün bile çok önemli. Doktorum sonuçları beğenmedi. Anında ameliyat kararı alındı. İlk ameliyatta tümörleri, iki gün sonra bütün meme dokusunu aldılar. Çünkü temizlenecek gibi değildi, her tarafından kistler fışkırıyordu. Sonrasında da silikon taktılar.

Ama sağlam durmak pek kolay değil. O dönemde psikolojik destek aldınız mı?

Ben o güne gelene kadar hayatta o kadar çok şeyi aştım ki… 7 aylık doğdum, annemle babam ayrıldı. 10 sene yaşadığım bir üvey anne sendromu var. Başka bir dostumuz ev alırken bizi dolandırdı. En yakın arkadaşımı kaybettim. Ve sonra basın danışmanlığı kariyerim: İnsanlarla uğraşmak zaten güç, sanatçılar daha da bir zordu. Bunlar beni eğitti. O yüzden kanser olduğumda o kadar şaşırmadım, büyük bir sürpriz olmadı. Bekliyordum bunu. Yalnız ben bir hata yaptım. Kanserden korktuğum için çağırdım onu. Yıllar önce kendi kel fotoğrafım gözümün önüne geldi. Sanatçılarla çalışırken de, imaj yapma dönemlerinde fotoğrafları gelir gözümün önüne: Gülşen'e pijama giydirmek, Seda Sayan'ı Marilyn Monroe'ya benzetmek gibi… Maalesef ben de kanser korkusundan, kanser olursam nasıl olurum diye sürekli kel fotoğrafımı gördüm.

Haberin devamı 2008 Ekim sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here