Mideye dost diyetle kilo verin

eylul-2012-diyet-resim-1

Beslenme şekliniz uzun vadede tüm vücudunuz üzerinde etkili olsa da ilk adımda midenizi ilgilendiriyor. Yanlış beslenme alışkanlıkları mideyi rahatsız ediyor hatta son yıllarda hızla artış gösteren reflüye neden olabiliyor. Eğer mideniz sinyal vermeye başladıysa doğru bir diyetle onu tekrar sağlığına kavuşturmanız mümkün…

Düzensiz bir yaşam… Neredeyse gün ağarana kadar ekran karşısında, bilgisayar başında ya da eğlencede geçirilen vakitler… Bu saatlerde bastıran açlığa dayanamayıp bol bol yemek yemek ve hemen arkasından uykuya geçmek… Ya da gün içinde tüketilen kızartmalar, kavurmalar, salamuralar, turşular, asitli içecekler… Ve son olarak tüm bu hatalara eklenen stres… Tüm bu faktörler bir araya geldi mi her cinsiyetten ve her yaştan insan reflü hastalığından şikayetçi olmaya başlıyor. Mide sıvısının yemek borusu ve ağıza geri gelmesi olarak tanımlaman bu hastalık başlangıç aşamasında sadece doğru bir diyetle tedavi edilebiliyor. Meslek hayatının büyük bölümünde klinik diyetisyen olarak çalışan, yoğun bakım ünitelerinde diyetisyenlik yapan ve bu deneyimi sayesinde hastalıkların metabolizmasını ve uzun vadede insanlar üzerindeki etkilerini deneyimleme şansı bulan Diyetisyen Aydan Atasoy Erin, “İlerlemiş reflü hastaları tıbbi ve cerrahi yöntemlerle tedavi olurken başlangıç aşamasındaki reflü hastaları sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı ile iyileşebilirler” diyor. Asidik bir içeriğe sahip olan mide, kendisini mukus tabakasıyla koruduğu için bu aside dayanabiliyor ancak böyle bir koruma tabakası olmayan yemek borusu dayanıksız oluyor. Bu nedenle mide, stres veya hastalık gibi bir sebeple içindeki sıvıyı geri gönderdiğinde yemek borusu tahriş oluyor. Diyetisyen Erin, reflünün göğüs kemiğinin arkasında sürekli bir yanma hissi ve ağıza gelen acı safra nedeniyle hayat kalitesini çok düşüren bir hastalık olduğunu söylüyor. Reflü, özellikle fazla kilolu kişilerde daha sık görülüyor.

Çölyak çok uzağınızda olmayabilir
Midedeki sorunlar her zaman reflü anlamına gelmiyor. Henüz yaygın olarak bilinmese de çölyak hastalığı birçok insanın mide şikayetleri yaşamasına neden oluyor. Çölyak deyince aklınıza belki de gazetelerde gördüğünüz; Türkiye’de yeterince çeşitte ve uygun fiyatta ürün bulamayan ve gelişme sorunu yaşayan çocukların hikayesi geliyor olabilir. Evet, onlar için ne yazık ki hayat şimdilik kolay değil. Ancak çölyak her zaman kendini bu kadar net belli etmiyor çünkü bu hastalığın da aşamaları var.

Belirtileri başka hastalıklarla karışıyor
Diyetisyen Erin, birçok insanın ileri yaşlara kadar çölyak hastası olduğunu fark etmeden yaşadığını belirterek, “Çölyak hastalığı, buğdayın içindeki gluten proteinine karşı vücudun tepkisidir. Bu tepkinin karşılığında ince bağırsağın yüzeyi düzleşiyor ve vitamin sentezi gibi bağırsakta meydana gelen tüm fonksiyonlar bozuluyor, buna bağlı olarak da tüm sistem aksıyor. Bazı kişilerde bu tablo bir ekmek yiyince büyük sıkıntılar çekmek gibi büyük etkiler yaratsa da bazıları ileri yaşlara kadar fark etmeyebiliyor. Bu kişiler kendilerine kötü geldiğini hissettikleri ekmek, makarna, kek, pasta, börek gibi gıdaları yememeyi tercih ediyor. Yediklerinde ise şişkinlik, bağırsakların çok ya da az çalışması, kansızlık, adet düzensizliği, tiroit yetersizliği, diş hastalıkları, ağız kuruluğu ve kokusu gibi sorunlar orta çıkıyor. Ancak bu belirtiler birçok başka hastalığın da belirtisi olabildiği için çölyakı teşhis etmek her zaman kolay olmuyor” diyor. Çölyaktan şüphelenildiğinde doğru teşhisi gastroenterelog kan tahlili ve bazen bağırsak biyopsisi alarak koyuyor.

REFLÜ BAŞLANGICININ BELİRTİLERİ
➤ Nedeni belli olmayan hafif bir öksürük
➤ Yemek borusunda hafif bir yanma hissi
➤ Yemekten sonra vücut öne eğildiğinde yemeğin ağza gelmesi
➤ Boğazda kuruluk
➤ Hafif bir şişkinlik

Devamı diğer sayfada

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here