Yenilenme zamanı

Yazı ve tatili çok sevsek de yoğun güneşe maruz kalmak, deniz ve havuz suyu cildimizdeki nemi alıp götürüyor. Nemsiz kalan cilt beraberinde kuruluk, kaşıntı hatta egzamaya varan cilt problemleri oluşturabiliyor. Önleminizi alın ve cildinize yenilenmesi için gerekli zamanı tanıyın…

Hazırlayan: Deran Çetinsaraç

Cilt kuruluğu, aslında mevsimlerden bağımsız her dönem yaşanılan bir cilt problemi olarak kabul ediliyor. Yine de yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalmak, havuz suyundaki klor ve deniz suyundaki tuzun kurutma etkisiyle birleşince sonbahara kuru bir ciltle girmek kaçınılmaz oluyor. Geçiş dönemlerini cildinizin bakımı için iyi değerlendirmeniz önem taşıyor. Memorial Wellness Kozmetik Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayça Alan Atalay, cilt kuruluğunun etkilerinden bahsederken çözüm olarak neler yapılabileceğini anlattı.

Cildimiz yaz aylarında neden nem kaybediyor ve kuruyor?
Yaz aylarının nemli ve sıcak geçtiği bölgelerde cilt kuruluğu ciddi bir sorun oluşturmaz. Aksine daha yoğun ter ve sebum salgısıyla yaz döneminde cildin daha yağlıya dönük olması mümkün. Fakat yoğun güneşe maruz kalmak, deniz ve havuz kullanımıyla birlikte özellikle tatil döneminde cilt nemini kaybedebiliyor. Özellikle tuzlu su ve yoğun klor içeren havuz suyu, yüz ve vücut derisinde yoğun kuruluğa yol açabiliyor. Küçük çocuklarda havuz suyuna bağlı vücutta aşırı kuruluk, zaman zaman egzematöz lezyonlar görülebiliyor. Aşırı güneş temasıyla oluşan güneş yanıkları ve sonrasındaki yenilenme sürecindeki soyulmaların ardından, cilt oldukça kuru bir görünüm alabiliyor.

Cildimizde her bölge aynı oranda nem kaybediyor mu?
Yüzde T bölgesi, gövdede ise sırt ve göğsün orta kısmı sebase bez olarak adlandırılan yağ bezlerinden daha zengin. Yaz döneminde kişiler T bölgesinde yağlanmadan, yanak bölgesinde de kuruluktan şikayet edebiliyor. Dolayısıyla yüzde yanaklar, gövdede ise kol ve bacak bölgelerinde kuruluk daha ciddi bir sorun oluşturuyor. Yine vücutta özellikle kol ve bacaklarda aşırı kuruluğa bağlı zaman zaman egzematöz lezyonlar görülebiliyor.

Bu kuruluk sonucunda kılcal damarlar da etkileniyor mu? Kızarıklık neden oluşur?
Kuruluğun kılcal damarlar üzerinde belirgin bir etkisi bulunmuyor. Fakat aşırı güneşe maruz kalmak, yoğun sıcaklığa bağlı kılcal damarlarda genişlemeye yol açabiliyor. Ayrıca yoğun güneş hasarına maruz kalmış kişilerde yüz, boynun güneş gören kısımları ve özellikle erkeklerde ense gölgesinde “poikiloderma civatte” olarak adlandırılan dalgalı desende kılcal damar genişlemelerine rastlanabiliyor. Cilt kuruluğuna bağlı oluşan egzamalar da ciltte kızarık, kabuklu lezyonlar şeklinde ortaya çıkabiliyor.

Kuru bir ciltte başka neler tetikleniyor?
Kuru cildin en sık yol açtığı semptom kaşıntı. Ayrıca yoğun kuruluğa bağlı olarak ciltte kaşıntılı, kızarık, hassas egzamatöz lezyonlar izlenebiliyor. Yoğun kuruluk ve kaşıntıya bağlı ileriki dönemlerde ciltte kalınlaşma ve renkte koyulaşmalar görülebiliyor. Tedavi edilmeyen bazı kuruluğa bağlı kaşıntı durumlarında “liken simpleks kronikus” denilen kaşıma ve kaşıntının kısır döngü oluşturduğu cilt problemleri ortaya çıkabiliyor.

Güneş ışınları çillenme gibi başka ne tür sorunları ortaya çıkarıyor?
Güneşe bağlı lekelenmeler; solar lentigo, melazma ve efelidler şeklinde sınıflanıyor. Solar lentigolar daha çok 50 yaş üstü kadın ve erkeklerde, yüz, boyun, dekolte ve el sırtlarında izleniyor. Efelidler ise daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde, yüz, dekolte, kol ve bacaklarda görülüyor. Melazma da daha çok erişkin kadınlarda alın, çene ve yanak bölgesindeki yama şeklinde lekelenmeler olarak ortaya çıkıyor.

Cildin nem dengesini sağlamak için neler yapılmalı?
Cildin nem dengesini sağlamak adına yaz döneminde cildi tıkamayan su bazlı nemlendiriciler kullanılmalı. Yoğun kuru ciltlerde biraz daha yoğun nemlendiriciler ve haftada bir kez nem maskeleri tercih edebilirsiniz. Vücut için cildi kurutmayan özel duş jelleri ile banyo yapmak, cildin daha az kurumasını sağlıyor. Banyodan hemen sonra cilt tipine uygun nemlendiricilerin tüm vücuda uygulanması kuruluğun büyük ölçüde önüne geçiyor. Aşırı kuru ciltlerde zaman zaman cildi nemlendirecek yağlar da kullanılabilir.

Nemlendirici krem seçerken nelere dikkat etmeli?
Kuru cilt tipine sahip kişiler yağ içinde su emülsiyonu olarak adlandırılan daha yoğun nemlendiricileri tercih etmeli. Karma ve yağlıya dönük cilt tipine sahip kişilerin de su içinde yağ emülsiyonu olarak adlandırılan, daha yumuşak kıvamlı nemlendiricileri kullanması uygun oluyor. Cildin ihtiyacına yönelik A, C, E vitamini, koenzim Q10 gibi antioksidanları içeren nemlendiriciler özellikle 35 yaş üzeri hastalarda belirgin fayda sağlıyor. Özellikle çok kuru cilt tiplerinde yaklaşık 1000 kata kadar su tutma kapasitesine sahip hyalüronik asit, shea yağı gibi yoğun nemlendirme sağlayan bileşenleri içeren nemlendiriciler kullanılabiliyor.

Kremlerin işe yaramadığı durum olursa bunu nasıl anlarız? Böyle bir tabloda nem kazanmak için neler yaptırabiliriz?
Ciltte kuruluğa bağlı kaşıntı, pullanma, deri çizgilerinde belirginleşme cildin yeterince nemlendirilememesine bağlı oluşan semptomlar. Uygun formda nemlendiricinin seçilmemesi, yeterli sıklıkta ve miktarda kullanılmaması cildin yeterince nemlendirilememesinin nedeni olabiliyor. Uygun kullanıma rağmen yeterince nemlendirilemeyen bölgelerde oklüzyon olarak adlandırılan, nemlendiricinin sürülmesinin ardından streç filmle kapatılması gibi emilimi arttıracak önlemler alınabiliyor. Çok kuru ciltlerde ayrıca haftada bir nem maskesi şeklinde kürler de uygulanabiliyor.

Eylül ayında cildi ölü hücrelerden arındırmak neden önemli?
Yaz döneminde güneş hasarıyla birlikte ciltte kuru, donuk, mat bir görünüm oluşabiliyor. Cildin nem dengesindeki bozulma sonucu canlılığını yitirdiğini, aşırı güneş hasarı oluşan ciltlerde sarımsı renk değişikliği ve lekelenmeler de görülebiliyor. Daha canlı ve parlak görünmesi için kimyasal peeling, lazer peeling ve arındırıcı bakımlarla cildin bu ölü deri tabakasından kurtulması gerekiyor.

Çoğu kadın vücuduna krem sürmeye vakit ayıramıyor, bunun için önerdiğiniz pratik bir yol var mı?
En azından çok sıcak banyo yapmamak ve çok kurutucu duş jeli ile sabun kullanımından kaçınmaya çalışılabilir.

Cilde nem kazandırmak için gece bakımı nasıl olmalı?
Kuru ciltlerde kremsi veya köpük formundaki temizleyicilerle, cildi aşırı derecede kurutmadan temizlemek faydalı oluyor. Tonik kullanmayı sevenler de alkolsüz olanları tercih etmeli. Nem dengesini sağlamaya yönelik hyalüronik asit gibi maddeleri içeren serumlar kullanılabilir. Ardından yoğun yağ içinde su emülsiyonu formunda nemlendiricilerin tüm yüz ve boyuna uygulanması öneriliyor. Haftada bir nem maskeleri ile cilde kaybettiği nem tekrar kazandırılabiliyor.

Kızarıklık ve damarlanmalar için neler yapılabilir?
Kızarıklığı tedavi etmek için Long Pulsed Nd-YAG lazerle kılcal damar ve kızarıklık tedavileri yapılabiliyor. Lazer ışınları damar içinde akan kanda bulunan hemoglobin maddesine duyarlı oluyor. Damar boyunca gerçekleştirilen lazer atışlarıyla damarın lümeni kapatılarak telenjiektazi olarak adlandırılan bu oluşumların tedavisi sağlanabiliyor. Kılcal damar genişlemelerinin oluşumunu engellemek için güneşten korunmak, alkol kullanımını kısıtlamak, çok sıcak ya da baharatlı yiyecek-içeceklerin tüketiminden kaçınmak faydalı oluyor. Bacak kılcal damar genişlemelerini engelleme konusunda ise fiziksel aktivitenin çok az olduğu yaşam tarzından kaçınmak önem taşıyor.

Uz. Dr. Ayça Atalay

Cildi tahriş etmeden peeling işlemini nasıl yapmalıyız?
Dermatoloğunuz tarafından önerilen, cilt tipine uygun evde uygulanabilecek peeling’ler ölü deriden kurtulmanın bir yolu. Bunun dışında yine dermatoloji uzmanlarının tam donanımlı hastane ve kliniklerde uyguladığı kimyasal ve lazer peeling yöntemleriyle cilt tahriş olmadan ölü deri tabakasından arındırılabiliyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here