Güneşin zararlı etkilerinden korunun

ebru-salli-tan
Ebru Şallı Tan

Yaz geliyor, yaza hazırlanın derken işte geldik bu en sıcak mevsimin sonuna. Eğer bir tatil beldesindeyseniz elinizdeki her fırsatı değerlendirip bol bol yüzün. Ancak bronzlaşmak uğruna güneş ışınlarının zararlı etkilerini sakın göz ardı etmeyin. Mutlaka koruyucu kremlerinizi kullanın…

Ağustos geldi, yaz keyfi doruğa ulaştı… Bu yaza hayalindeki gibi girenlerden misiniz yoksa hala “Yarın başlayacağım” diyenlerden mi? Haydi ayağa kalkın ve ilk adımı atın. Ağustos sizi daha zinde, sağlıklı, pırıl pırıl ve neşeli olmaya çağırıyor. Önce baharı karşıladık, sonra hevesle yazı bekledik derken yazın son ayı ağustosa geldik bile…. Günler çok hızlı geçiyor ve hayat hiçbir zaman ertelemeye gelmiyor. Kendiniz için belirlediğiniz hedefler için adım atmayı ertelemeye daha ne kadar devam edeceksiniz? Pilatese başlamak için daha ne bekliyorsunuz? Ya da kilo vermek için hangi işlerinizin bitmesi gerekiyor? Peki ya cildiniz? Daha canlı ve parlak olmayı hak etmiyor mu? Tüm bunları başarabilmek için aslında önünüzde hiçbir engel yok! Sadece istemeniz ve başaracağınıza inanmanız yeterli. Haydi ilk adımı atalım… Hem biçimli bir beden hem de güzel bir cilt için önce soframızı gözden geçirelim. Tatil havasına kapılıp biraz fazla kaçırmaya başlamış olabilirsiniz. Yoksa sağlıklı bir beslenme düzenine geçmek için tatilin bitmesini mi bekliyorsunuz? Hiç gerek yok… Yaz mevsimi zaten bize en sağlıklı seçenekleri sunuyor. En yakınınızdaki pazara gidin ve tezgahlara göz atın. O muhteşem renklerin her biri bedensel sağlığınız ve dolayısıyla cildiniz için adeta birer iksir. Rengarenk mevye salataları, zeytinyağlı sebze seçeneklerini ağustos ayında sofranızdan eksik etmeyin.

 

05092013 ebru1Yürümek adeta bir terapi

Yazın getirdiği en büyük avantajlardan biri de hareket etme imkanı. Bir tatil beldesinde misiniz? O zaman en şanslı olanlardan biri sizsiniz çünkü yüzmek gibisi yok. Sabah akşam uzun uzun, tadına vara vara yüzün. Uzun yüzmeleri sabah erken veya akşam üzeri saatlerinde yaparsanız cildinizi de güneşin olumsuz etkilerinden korumuş olursunuz. Bir diğer seçenek tüm uzmanların da ısrarla üzerinde durduğu yürüyüşler… Bunu yaparken kendinizi egzersiz yapma zorunluluğu içinde hissetmeyin. İster tatilde ister şehirde olun sabah ya da akşam saatlerinde sadece kafanızı dinlendirmek ve doğayı seyretmek için yürüyüşe çıkın. O sırada bedeniniz de bundan fazlasıyla faydalanacak. Yürüyüş yaparken zihninizi boşaltın, insanları ve doğayı izleyin. Bu süreçte aklınızdan düşünceler gelip geçecektir. Hiçbirine takılıp kalmayın. Bir süre sonra yürürken aynı zamanda kendinize ne kadar iyi bir terapi yaptığınızı fark edeceksiniz.

Ve tabii ki vazgeçilmezimiz olan pilates… Size tavsiyem eğer pilates yapıyorsanız tatilde de çalışmalarınıza devam etmeniz. Takipçilerim artık çok iyi biliyorlar ama bir kez daha hatırlatayım; pilates düzenli yapıldığında bağışıklık sisteminizi geliştiriyor, kaslarınızı güçlendiriyor, metabolizmanızı hızlandırıyor. Doğru nefes taktiklerini de uygulayabilirseniz beyninize daha fazla oksijen gidiyor. Pilatesin tüm bu nimetlerinden yararlanmak için tatile giderken de bavulunuza pilates bandınızı atmayı unutmayın derim. Güneşten vazgeçemeyenlere…

Güneş tepemizde pırıl pırıl parlamaya devam ediyor. Güneşi gören hormonlarımız coşuyor, bizi daha keyifli hale getiriyor. Ama artık hepimiz çok

iyi biliyoruz ki özellikle bu aylarda güneşin altında fazla kalmak bizi yaşlandırıyor ve daha da kötüsü cilt kanserine yakalanma riskimizi artırıyor. Güneşin en dik geldiği saatleri mümkünse kapalı mekanlarda geçirmeyi, güneşe çıktığınızda koruyucu kremlerinizi sürmeyi ve tabii günün sonunda cildinizi şımartmayı unutmayın. Bronzluk aynaya baktığınızda size geçici bir mutluluk verebilir ancak uzun vadede size kırışıklıklar olarak geri döneceğinden emin olabilirsiniz. Sağlıklı cildin bronz olan değil, duru ve canlı olan cilt olduğunu sizlere bir kez daha hatırlatmak istiyorum çünkü uzmanların tüm uyarılarına rağmen güneşten vazgeçemeyenlerin çok olduğunu görüyorum. Cildinizi rahatlatacak yaza uygun maskelerimi de sizinle paylaşıyorum.

 

Bayramın tadı kaçmasın

Yaz ayı olması nedeniyle zaten keyifli bir ay olan ağustos, bir de bayramla renklenecek. Bayram demek tatil, ziyaret ve tabii yemek içmek demek… Kültürümüzde ikramları reddetmek hoş karşılanmıyor ancak yine de her şeyi sadece tadımlık alırsanız vücudunuza ihanet etmemiş olursunuz. Kendi evinizdeki bayram mönüsünde de yine sağlıklı seçeneklerden şaşmayın. Size yardımcı olacak bir tarifimi bu yazıda paylaşıyorum.

 

05092013 ebru2HAFİF TATLI

Malzemeler

– 4 dilim kavun

– 2 adet şeftali

– 2 tatlı kaşığı bal

– 2 kase vanilyalı dondurma

Hazırlanışı

Şeftali ve kavunları küçük küçük dilimleyin. Geniş bir kaba koyun. Dondurmayla meyvelerin üzerini kapatın ve en üste bal döküp tatlandırın.

 

Yoğurtlu maskem

Yüzünüzü canlandırmak ve serinletmek için yaz günlerine uygun bir maske. Bir kaşık yoğurt ile bir kaşık baş kilini karıştırın. Bu karışımı göz çevresi hariç yüzünüze sürün ve kurumaya bırakın. 15 dakika uzanın. Sonra soğuk su ile yıkayın.

 

05092013 ebru3Bronzlaştırıcı maskem

Bronzlaşmadan yaz geçiremem diyenlerdenseniz bunun için sadece güneşe ihtiyacınız olmadığını hatırlatmak isterim. Doğal yollardan hafif bir bronzluk sağlayıp cildinizi de üzmemiş olursunuz.

– 1 yemek kaşığı ceviz yağı

– 2 yemek kaşığı susam yağı

– 1 yemek kaşığı havuç yağı

Tüm malzemeyi karıştırıp cildinize sürün. Yarım saat bekletip yıkayın. Haftada iki kez uygulayın. Cildinizin esmerleşeceğini göreceksiniz.

 

Dudak maskem

– 1 yemek kaşığı vazelin

– 1 çay kaşığı portakal yağı

– 1 çay kaşığı jojoba yağı

– 1 çay kaşığı Hindistan cevizi yağı

Yazın güneşten kuruyan dudaklarınızı bu maske ile rahatlatabilirsiniz. Bir kasede tüm malzemeyi karıştırıp sabah akşam dudaklarınıza uygulayın.

 

Formsanté Dergisi Ağustos 2013 sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here