Regl olmak zorunda değilsiniz!

Doktorunuz,”İsterseniz, regl olmayabilirsiniz. Üstelik bu size pek çok avantaj da sağlayacak” dese, ne düşünürsünüz? İnanılmaz ama doğru! Doğurganlığınız devam ettiği sürece regl olmak gibi bir zorunluluğunuz yok. Kadın doğum uzmanları artık böyle söylüyor. Peki ama bu nasıl olacak? İşte cevabı.

FUNDA ÇATAR

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Umur Çolgar’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama beni çok şaşırttı doğrusu. Prof. Dr. Çolgar, etkin bir korunma yöntemi olan rahim içi sistemin, aynı zamanda regl kanamasının miktarını ve süresini azalttığına, hatta bazı kadınlarda kanamayı tümüyle durdurdurduğuna dikkat çekmişti. Üstelik bu yöntem sayesinde regl olmanın yol açtığı şikayetlerden kurtulan kadınların sayısı da azımsanmayacak kadar çoktu. Ben de bu ilginç açıklamayı eş dostla paylaşınca, birbiri ardına soru yağmuruna tutuldum. “İyi ama regl olmazsak vücudumuz kirli kanı nasıl atacak?”, “Bu doğaya aykırı değil mi?” “Peki yumurta hücresi regl kanıyla birlikte atılmıyor muydu? “Kanama gerçekleşmezse yumurta hücresi ne olacak?”, “Regl öncesinde zaten patlamaya hazır bir volkan gibiyiz. Kanamamız olmazsa, patlamaz mıyız?” Ben de bu soruları Kadın Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Umur Çolgar, Prof. Dr. Engin Oral ve Prof. Dr. Mustafa Bahçeci’ye yönelttim. Ve öğrendim ki, aslında regl olmak zorunda değilmişiz ve bizler “regl kanaması” hakkında çok da yanlış bilgilere sahipmişiz! İşte sizi de şaşırtacak açıklamalar…

NEDEN REGL OLUYORUZ?

Regl kanamasının tek bir fonksiyonu var, o da; olası bir hamilelik için hormonların etkisiyle kalınlaşan rahim iç tabakasının, sperm ile yumurta döllenmediği takdirde vücuttan atılmasını sağlamak. Yani, halk arasında yaygın olan “döllenmeyen yumurta regl kanamasıyla vücuttan atılır” düşüncesi aslında hurafeden ibaret. Bunu biraz daha açacak olursak; üreme çağında olan her kadın, ortalama 28 günde bir tekrar eden regl döngüsü yaşıyor. Son regl tarihinin ilk gününden bir sonraki regl tarihinin ilk gününe kadar süren bu döngü sırasında; beyinde, yumurtalıklarda ve rahim iç tabakasında farklı olaylar meydana geliyor. Beyinden salgılanan hormonların yumurtalıklardan birini uyarmasıyla başlayan süreç, uyarılan yumurtalıktan döllenmeye hazır bir yumurta hücresinin serbestleşmesiyle devam ediyor. Bu süreçte rahim iç tabakası da kendini muhtemel bir hamileliğe hazır hale getiriyor. Bunun için de regl döngüsünün ilk yarısında salgılanan östrojen hormonu rahmin iç zarını kalınlaştırırken, ikinci yarısında salgılanan progesteron hormonu ise kalın zarın içindeki damarlanma miktarını artırıyor ki döllenen yumurta rahatça yerleşip gelişebilsin. Eğer hamilelik gerçekleşmezse, hormonların etkisiyle kalınlaşmış olan rahim içi tabakası kanamayla vücuttan dışarı atılıyor. Biz de buna “regl kanaması” diyoruz. Yani yaygın kanının aksine, sperm ile döllenmeyen yumurta hücresi regl kanamasıyla dışarı atılmıyor. Vücut, yumurta hücresini karın boşluğuna iterek yok ediyor.

Haberimizin devamı 2008 Şubat sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here