Ana Sayfa Sağlık Hamilelik Hamile kalmak mı istiyorsunuz? İşte doğurganlık diyeti

Hamile kalmak mı istiyorsunuz? İşte doğurganlık diyeti

Her çiftin arzusu sağlıklı bir bebeğe kavuşmaktır. Fakat bazı durumlar buna engel oluşturabilir. Siz de hamile kalma şansınızı arttırmak istiyorsanız bu diyete bir göz atın…

FERTİLİTE ve İNFERTİLİTE NEDİR?

Fertilite; doğurganlık anlamına gelmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre İnfertilite (Kısırlık); cinsel yönden aktif ve koruma uygulamayan bir çiftin bir yıl içerisinde gebelik elde edememesi durumudur. Ülkemizde yaklaşık olarak 1,5-2 milyon çiftin infertil olduğu da son çalışmalarda belirtildi. (Yani endişelenmeyin, yalnız değilsiniz…)

İNFERTİLİTEYE NE SEBEP OLUR?

Uzm. Dyt. Ferin Batman’a göre, hem erkek hem kadınlarda görülen kısırlığın açıkça nedenini belirtmek zordur fakat risk faktörlerinden özellikle de ülkemiz adına en yaygın olanlarından biri OBEZİTE’dir.

Doğurganlık obeziteden olumsuz etkilenir. Kadınlarda ve erkeklerde obezitenin erken dönemde ortaya çıkması, erişkin yaşta infertiliteye yol açabilir.
BKİ’nin 30 kg/m2 ve Üzerinde Olması, İnfertilite Riskini Yaklaşık 3 Kat Artırıyor…!

Obezite ve Obeziteye Bağlı Olarak;

Adet döngüsünde düzensizlikler
Polikistik over sendromu
Cinsel istekte azalma
LH ve Östrojen hormonlarının (kadın üreme hormonu) üretiminde azalma
Testosteron hormonu (erkek üreme hormonu) üretiminde artma
Kalp ve Damar Hatalıkları
Seks Hormonlarındaki Hasarlar
Kanser ve Travmalar
Sağlıksız Beslenme
Sigara

OBEZİTENİN İNFERTİLİTEYE ETKİSİ NEDİR?

Obezitenin Kadın İnfertilitesi Üzerine Etkisi

Kadınlarda obezite, düşük riskini arttırabilir ve aynı zamanda, Beden Kütle İndeksiniz 30 kg/m2’yi aştığında, tüp bebek yöntemi ile elde edilen gebeliğin sonuçları da olumsuz etkilenir..! Bunun altında yatan temel neden ise “İnsülin Direnci” olabilir… Son yıllarda yapılan çalışmalarda; obezitenin, vücuttaki yağ dokularında üretilen hormonların dengesini bozarak kadın doğurganlığını etkilediği kanıtlanmıştır.

Meraklıları için bunun nasıl oluşabileceğini biraz ayrıntıya girerek anlatabiliriz;
Vücuttaki yağ dokularında üretilen bazı hormonlar insülin hassasiyetini arttırıp, karın bölgesindeki yağlanmayı ve kan yağ düzeylerini azaltır ki bu etkiler vücut için oldukça faydalıdır. Bir de yağ dokularından üretilen bazı hormonlar insülin direncine sebep olabilmektedir ki bu da vücut için oldukça zararlıdır. Vücutta yağ dokusunun artmasıyla yani obezitenin gelişmesiyle, vücut için faydalı hormonların düzeyi azalırken, yüksek düzeyleri sıkıntılara yol açacak hormonların düzeyleri artar. İşte infertilitenin ve hatta çoğu obeziteyle beraber gelişebilen hastalıkların temelinde basitçe bu mekanizma yer alır. Sonuç olarakta bu sıkıntılara yol açabilen hormonlar öncelikle adet döneminin düzensizliğine, sonrasında ise yumurta gelişimini ve hatta yumurtanın döllenmesi sonrası oluşan embriyonun gelişimini olumsuz etkilemesine sebep olur.

Yardımcı üreme teknolojileri (tüp bebek vs.) uygulanan kadınlar içerisinde obez hasta çok fazladır. Aynı zamanda obez kadınlarda, normal kilodaki kadınlara kıyasla canlı doğum yapma şansı daha düşüktür. Nedeni ise çoğunlukla kötü embriyo kalitesi olarak gözlenmiştir…

Obezitenin Erkek İnfertilitesi Üzerine Etkisi

Erkeklerde de yapılan birçok bilimsel çalışmada obezite ile infertilite ilişkili bulunmuş. Yani obezite sadece kadın infertilitesi üzerine etkili değil, erkekler de bundan muzdariptir.

Peki, neden? Erkeklerde Obezite ile;

Spermlerin Sayısında ve Kalitesinde Azalma
Spermlerde Hareket ve Fonksiyon Bozukluğu
Testosteron Düzeyinde Azalma gibi durumlar infertiliye neden olur.
Bir Erkeğin Kilosundaki 10 kg’lık Artış, İnfertilite Riskini %10 Artırıyor..!

İNFERTİLİTEYİ ÖNLEYEN TOP 5 BESİN ve BESİN ÖGESİ

1. PROPOLİS: Arıların, bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladıkları çok güçlü antioksidan ve antimikrobiyal etkilere sahip bu madde; kovandaki mikropları yok etmek, kovanın yalıtımını sağlamak, dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı kovanı, korumak ve kovanın sterilizasyonu için kullanılır. İçeriğinde B1, B2, C ve E vitamini kaynağı olmasının yanında, demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve bakır gibi mineralleri de bulunur.
“2 yıl infertilitesi olan 20 hastaya, 9 ay boyunca günlük 500 mg arı propolisi verilmesi sonrası; 12’sinde (%60) gebelik sağlanmıştır.”

2. KOENZİM Q10: Neredeyse tüm hücrelerin içinde mitokondri adı verilen küçük organeller vardır. Mitokondri, hücrenin “güç kaynağı” olarak adlandırılmıştır, çünkü bunlar enerji üretmektedir. Koenzim Q10, mitokondrinin hücreler tarafından kullanılan enerjiyi üretmesine yardımcı olmada önemli bir rol oynar ve aynı zamanda güçlü bir antioksidandır. Koenzim Q10’un infertilite üzerinde 2 temel etkisi vardır.

“Araştırmalar, kadınların yaş almasıyla yumurtalarının yeterli Koenzim Q10 üretmeyebileceğini ve buna bağlı yumurtlama zamanı geldiğinde yumurtaların bozulmasına neden olduğunu göstermiştir.”

“Koenzim Q10’un güçlü bir antioksidan etkiye sahip olması, prooksidan etkiye sahip zararlı bileşenlerin neden olabileceği yumurta hasarını önler”

3. KUŞKONMAZ: Protein açısından zengin ve kalorisi düşük bir besin olmasının yanında potasyum, folat, A, C, K, B vitaminleri bakımından da oldukça zengindir.
“Özelikle fertilite için olmazsa olmaz FOLAT’ tır; kuşkonmaz ile neredeyse günlük folat gereksiniminin %60’ını karşılayabilirsiniz.”

4. MERCİMEK ve FASULYE: Kurbaklagiller (Özellikle Mercimek ve Fasulye) iyi birer bitkisel protein kaynaklarıdır ve de folat ve posa içeriği bakımından da oldukça zengindir. Hayvansal proteine kıyasla bitkisel protein tüketiminin fertiliteyi arttırdığı çalışmalarca kanıtlanmıştır. Aynı zamanda mercimek ve fasulye, spermin yumurtayı döllemesine yardımcı olabilecek Spermidin’ i yüksek seviyede içerir.

“Araştırmalar, yüksek sperm sayı ve kalitesi olan erkeklerin; sperm sayı ve kalitesi az olan erkeklere kıyasla vücutlarında daha yüksek Spermidin seviyesinin olduğunu göstermiştir.”

5. SOMON: Sağlıklı yağlar, genel sağlığın önemli bir parçasıdır aynı zamanda sağlıklı bir üremenin de önemli bir parçasıdır. Somon, erkek ve kadınlarda doğurganlığa faydalı olduğu kanıtlanan esansiyel yağ asitleri ve Omega-3 bakımından zengindir. Aynı zamanda hamilelik sırasında sağlıklı fetal gelişim için olmazsa olmaz bir besin ögesidir. Somonda bulunan diğer önemli besin ögeleri de, D vitamini ve selenyumdur.
“Selenyumun sperm sağlığı için önemli olduğu ve düşük D vitamini düzeylerinin de kadınlarda düşük doğurganlıkla ilişkili olduğu saptanmıştır.”

FERTİLİTE DİYETİ NEDİR?

-Fertilite diyeti, doğurganlığı arttıran ve kişiye özel planlanan sağlıklı diyet türüdür.

-Kişiye özel planladığımız fertilite diyeti ilkeleri;

-Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme uygulamaları planlamak

-Doymuş yağları (hayvansal yağlar) kısıtlayıp, bitkisel yağlara yönlendirmek

-Hayvansal protein yerine, bitkisel proteine yönlendirmek

-Kırmızı et ve işlenmiş et ürünlerini (sucuk, salam, sosis…) kısıtlamak (Kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri yerine yumurta, balık ve bitkisel protein tüketimi; fertiliteyi olumlu etkiler)

-Rafine ve basit karbonhidratlar yerine, tam tahıllı ürünlere yönlendirmek

-Sebze ve meyve tüketimine özen gösterme (günde yaklaşık 5-6 porsiyon)

-Vitamin ve mineral eksikliklerini göz önünde bulundurmak (Yılın ilk 3 ayında vücutta D vitamini düzeylerinin düşmesiyle, doğurganlık azalır)

-Mutlaka alkol ve sigara alımını önlemek (Alkol kullanımı; kadınlarda adet düzensizliği, erkeklerde sperm sayısının ve kalitesinin azalmasına neden olur) (sigara kullanımı; kadın ve erkek üreme sistemleri üzerinde toksik etki oluşturur)

-Mutlaka düzenli fiziksel aktivite ve egzersize yönlendirmek (her hafta düzenli egzersiz programı, özellikle yumurtlama problemine bağlı infertilite riskini %5 oranında azaltır)

ÖZETLE;

Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme; insanların her yaş döneminde sağlıklı olmasını olumlu etkilediği gibi, daha anne karnına bile düşmeden anne ve babanın sağlıklı bir embriyo oluşturmasında da son derece gereklidir.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here